YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11610
KARAR NO : 2012/14418
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6750 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu olan taşınmazı davalıdan 01.10.2006 tarihli kira kontratı ile 5 yıllığına işyeri olarak kiraladığını, taşınmazı kullanıma elverişli hale getirebilmek için masraflar yaptığını, yaptığı masrafların davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davacının bu yer için yapmış olduğu masrafların dosyadaki faturalarla belgelendiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulune karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargılamanın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp yargılamanın bir an evvel sonuçlandırılabilmesi için öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Bu da çıkarılacak davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun olarak tebliği ile mümkündür.
Tebligat Kanununun 35. maddesine göre; Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.Somut olayda, davalıya gönderilen duruşma gün ve saatini bildirir davetiye adreste tanınmadığından mahkemesine iade edilmiş, davacı vekilince davalının T.C. Kimlik numarasının bildirilmesi üzerine mahkemece UYAP üzerinden tespit edilen yeni adrese davetiye tebliğ edilmiş, bu davetiyeye yalnızca ”35.maddeye göre tebliğ işlemi yapılmıştır” şeklinde şerh düşülmüştür.Davetiyenin bu haliyle Tebligat Kanunun yukarıda bahsedilen 35.maddesindeki şartlar oluşmadan tebliğ edildiği, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davalıya Tebligat Kanunu, Tebligat Tüzüğü ve Tebligat Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin Yönetmelik esasları da gözetilerek dava dilekçesinin tebliği zorunludur.
6100 sayılı HMK’nun 27.maddesine göre “Hukuki Dinlenilme Hakkı” ve Anayasa’nın 36.maddesi ışığında savunma hakkının ortadan kaldırılması bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.