Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/11707 E. 2012/14791 K. 11.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11707
KARAR NO : 2012/14791
KARAR TARİHİ : 11.06.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5.000 TL ödünç iddiasına dayanan alacak davasısının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne; 5000 TL’nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınması cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacının davalıya borç olarak 5000 TL’yi elden verdiğini, paranın ödenmediğini, davalının Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesinde, 2.500 TL borç aldığını kabul ettiğini belirterek ödünç verilen paranın ödenmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, verilen mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda; davalıya dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliği için gönderilen davetiye parçasının incelenmesinde, önce “iade” ibaresinin yazıldığı, sonra bunun çizilip iptal edilerek mahalle muhtarına tebliğ yapıldığı, yapılan tebliğin Tebligat Yasasına uygun olmadığı, daha sonra aynı adrese davalının yeminli beyanda bulunması için davetiye gönderildiği, davetiyenin iade olduğu, tebliğ edilemediği, bu kez aynı adres belirtilerek Tebligat Yasası 35.maddeye göre yeminli beyanda bulunması için tebligat yapıldığı, tebligat parçasının dosyada bulunduğu, bütün bu gelişmeler sırasında taraf teşkilinin sağlandığının düşünüldüğü anlaşılmıştır.HMK. 27.maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş olup, bu hak Anayasanın 36.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu hak çoğunlukla “iddia ve savunma hakkı” olarak bilinmektedir. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, hangi maddi ve hukuki sebeplerle karar verdiklerini gerekçelerine yansıtmalıdırlar.Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye aykırı davranılarak yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.