Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/11798 E. 2012/16692 K. 03.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11798
KARAR NO : 2012/16692
KARAR TARİHİ : 03.07.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 6765,28 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, dava konusu taşınmazın ortaklığının satış yoluyla giderilmesi davasında; tapu kaydında açık kimliği belirlenemeyen kişilere, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/381 – 384 – 386 ve 387 Esas sayılı dosyalarında davacı defterdarın kayyım olarak atandığı belirtilerek; taşınmaz malın idaresi için yapılan araştırmada, davalının işgalinde olduğunun anlaşılması nedeniyle; 06.06.2002 – 23.05.2009 tarihleri arası için 6765,28 TL ecrimisilin faiziyle tahsili talep edilmiştir.Davalı, zamanaşımı definde bulunmuş, esası bakımından da davanın reddini istemiştir.Mahkemece; dava konusu yerin (21 nolu işyerinin) … adlı kişi tarafından kullanıldığı anlaşıldığından, davalı … hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dosya kapsamından; eldeki dava açılırken, davacı tarafça ödenmesi gereken maktu başvuru harcı ile peşin nisbi karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılmadığı anlaşılmıştır.Dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapu kaydında açık kimliği belirlenemeyen … kızı … , … oğlu … , … karısı … ve … kızı … ‘ye … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/381 E. – 2002/867 K., 2002/384 E. – 2002/870K., 2002/386 E. – 2002/872 K., 2002/387 E. – 2002/873 K. sayılı kararları ile adı geçenlerin hak ve menfaatlerini korumak lüzumuyla … Defterdarının kayyım olarak atandığı belirtilerek; eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Önemle vurgulamakta yarar vardır ki, mahkeme kararıyla kayyım olarak atanan ve gaip kişi adına yaptığı bu iş ve işlemler nedeniyle, 3561 Sayılı Kanun kapsamında bir yönetim kayyımı olan Defterdar; burada hazineyi temsilen hareket etmemekte; aksine kayyımlık görevi gereği gaip kişinin anılan taşınmazdaki hak ve menfaatlerini korumak için işlem yapmaktadır.Öte yandan, Defterdarın taşıdığı kayyımlık sıfatı ile açtığı eldeki dava yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında harçtan muafiyeti olmadığı gibi, işlemi de harçtan müstesna kılınmamıştır. Diğer taraftan, … Defterdarının kayyım olarak atanmasına dayanak teşkil eden 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 2/son maddesinde de “Kayyımlıkla ilgili işlemler, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır.” hükmüne yer verilmiş ise de; burada, yargı harçlarından bağışıklığa ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır(HGK.nun 12.10.2011 gün ve 2011/3–629 E. 2011/613 K. sayılı ilamı).492 sayılı Harçlar Kanununun “Harcı Ödenmeyen İşlemler” başlığını taşıyan 32.maddesinde ise, “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak, ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmü getirilmiştir.
Yukarıda belirtilen madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılması gereken miktarı ile maktu başvuru harcı ödenmedikçe, davaya devam edilmesi olanağı bulunmamaktadır.Mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ortaya konulan ilkeler göz ardı edilerek, dava açılırken usulünce yatırılmış yargı harcı olmadan yargılamaya devamla hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Buna göre mahkemece yapılacak iş; davacı kayyıma anılan yargı harçlarını ödemesi konusunda usulünce önel verilerek, sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.