YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11972
KARAR NO : 2012/16742
KARAR TARİHİ : 03.07.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde itirazın iptali ve inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının, eşinin banka hesabına havale yapmak isterken hata sonucu davalının hesabına 15.000 TL. tutarında havale yaptığını beyan ederek, bu paranın iadesi için davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı savunmasında, davacı ile aralarında işveren-taşeron ilişkisi bulunduğunu, yapılan işlerin davacıya teslim edildiğini, gönderilen havalenin bu işlerin karşılığı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davada, davacı tarafından davalıya banka havalesi ile gönderilen paranın hataen gönderildiği iddiası ile iadesi talep edilmektedir.Davacının ibraz ettiği … AŞ.’ye ait 1.4.2010 tarihli havale ile 15.000 TL’nin davacı … tarafından, … ‘a gönderildiği sabittir. ” Ancak, dekontta paranın hangi amaç ile gönderildiğine ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Davalı da bu paranın davacıya yapılan işin karşılığı olup (davacının davalıya borcu olup)iadesinin gerekmeyeceğini, iddia etmektedir.Davacı tarafından davalıya yapılan havalede, paranın hangi amaç ile gönderildiğine ilişkin bir şerh bulunmadığından dolayı, bu havalenin borcun ödenmesi amacı ile gönderildiği hususunda karine bulunmaktadır.Bunun aksini ise davacı tarafın ispat etmesi gerekecektir.Davacının ileri sürdüğü vakıa (paranın gönderilmesi) davalı tarafından ikrar edilmekte; fakat, davacının iddia ettiği gibi bu paranın hata ile gönderildiği inkar olunmaktadır. Vasıflı ikrara uygulamada (gerekçeli inkar) adı da verilmektedir. Vasıflı ikrarda ispat yükü vakıayı ileri süren tarafta olup, o vakıayı vasıflı olarak ikrar eden (gerekçeli olarak inkar eden) tarafta değildir. Bu durumda gönderilen paranın davalının alacağına karşılık değil, hata ile gönderildiğini ispat yükü davacıya düşer. (HGK.26.09.2001 gün ve 13-630 Esas- 647 Karar) Miktar itibariyle HUMK 288-289 maddeleri uyarınca tanık dinlenemez. Davacı savunmasını yazılı bir belge ibraz ederek ispat edememiştir. Mahkemece, davacıya savunmalarını ispat için davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu, ancak delil listesinde yemin veya vs. delilinin de bahsetme şeklinde bir talebin bulunması halinde bu hakkın olup olamayacağı da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.