Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/12334 E. 2012/19040 K. 18.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12334
KARAR NO : 2012/19040
KARAR TARİHİ : 18.09.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 46.558,52 TL alacak için itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın husumetten reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında imzalanan 15.07.2005 tarihli protokol gereğince, dava dışı Hazine’ye ait 17 parselin ihaleden alınıp, tapuda tescil yapılmasından sonra ½ kira gelirinin davacıya ödenmesi konusunda anlaşmalarına rağmen, davalının otopark olarak kira geliri getiren yerin ½ kira bedelini ödemediğini belirterek tapu tescil tarihi itibariyle 19.03.2008-10.06.2010 arası 46.558 TL kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı vekili dilekçesinde, 15.07.2005 tarihli protokol gereğince ½ payın davacı adına olması gerekirken, davacının eşi … adına alındığını, davacının tapu maliki olmadığı için davanın husumetten reddi gerektiğini beyan etmiştir.Mahkemece; taşınmazın ½ payının davacı adına kayıtlı olmadığı için davacının ecrimisil talep edemeyeceğinden bahisle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.Taraflar arasında imzalanan 15.07.2005 tarihli “protokol” başlıklı sözleşmenin 4.maddesinde “Davalı …’ın Milli Emlak’ın ihalesine girip davalı adına satın alınacağı”, 7.maddesinde “½ payın davalı … tarafından davacı …’e devredileceği”, 8.maddesinde ise “Tapu tarihinden itibaren otopark olarak işletilen yerin rayiç kira bedelinin ½‘sinin davacıya ödeneceği” kararlaştırılmıştır.Taşınmazın tapu kaydına göre, ½ payın davalı adına, ½ payın ise davacının eşi … adına 19.03.2008 tarihinde tescil edildiği, keşifde alınan bilirkişi raporuna göre halen davalı tarafından otopark olarak işletildiği anlaşılmaktadır.Davada, 15.07.2005 tarihli protokol gereğince, davalı tarafından 17 parselin otopark olarak işletilmesi nedeniyle ½ kira gelirinin tahsili talep edilmektedir.
Davalının, 15.07.2005 tarihli protokoldeki imzaya itiraz etmediği ve taşınmazı otopark olarak kiraya vermek suretiyle kullandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, protokol hükümlerinin mi yoksa haksız işgal (ecrimisil) tazminatına ilişkin hükümlerin mi uygulanacağı noktasında toplanmaktadır.BK.nun 1.maddesi (TBK.nun 1.maddesi) gereğince, sözleşme; iki tarafın, hukuksal sonuca yönelik karşılıklı ve birbirine uygun iradelerini açıklamalarıyla meydana gelen bir hukuksal işlemdir. Sözleşme Hukukunda ana kural, bir sözleşmenin kurulmasından sonra tarafların yükümlülüklerini aynen yerine getirmek zorunda olmalarıdır. Bu konuda geçerli olan kural, ahde vefa (söze bağlılık) ilkesidir. Bu ilkeye göre, bir sözleşme geçerli bir şekilde kurulduktan sonra, koşullar ne kadar değişirse değişsin, taraflar sözleşmenin gereğini yerine getirmek zorundadır.Bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir (HUMK.nun madde 76, HMK madde 33).Dosya kapsamından davalının haksız işgalinden söz edilmediği gibi, aksine sözleşmeye dayalı kira alacağının talep edildiği tartışmasızdır.Bu durumda, taraflar arasında imzalanan 15.07.2005 tarihili sözleşmenin (protokolün) tamamının gözönünde bulundurularak, bir maddenin diğer maddelerle bağlantısının da dikkate alınması suretiyle mahkemece; davaya Sözleşme Hukuku yönünden inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.