YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12379
KARAR NO : 2012/18503
KARAR TARİHİ : 11.09.2012
MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların (1996 tarihinde açılan) boşanma davası sonucunda (1998 tarihli kararla) boşandıklarını ve davacı lehine (5.000.000 TL) (yeni 5 TL) yoksulluk nafakasına hükmedildiğini; ancak, davalının nafaka borcunu ödemediği gibi, hükmedilen nafakanın aradan geçen zaman içinde de çok düşük kaldığını ileri sürerek; nafakanın artırılarak 1.000 TL’ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise cevap dilekçesinde; emekli olduğunu, başkaca geliri bulunmadığını, kira ödediğini; davacının ise babasından maaş aldığını, maddi durumunun kendisinden iyi olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.Mahkemece; “… Somut olayda, tarafların boşanmalarına ilişkin davanın açıldığı 1996 yılındaki mevcut koşullara göre takdir edilen ve ülkenin ekonomik ve sosyal değişmeleri, paranın satın alma gücündeki azalma itibariyle zamanla ekonomik değer ifade etmeyen ve davacının dahi ikrarı ile hiç tahsil edilmeyen nafakaya, davacının aradan 15 yıl geçtikten sonra ihtiyacı olsa bile, artık talep etmesini hukuk korumaz… gerekçesiyle” davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.TMK’nun 175.maddesi “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz” hükmüne amirdir. Kanunda öngörülen şartlar davacı lehine gerçekleştiği takdirde, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekir.TMK’nun 176/IV. maddesine göre de; “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre, iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir.Somut olayda, yaklaşık 13 yıl önce hükmedilen yoksulluk nafakasının, paranın satın alma gücünü yitirmesi nedeniyle artırılması talep edilmektedir. Geçen süreçte, ülkemizde seyreden yüksek enflasyon nedeniyle, paranın satın alma gücünün azaldığı ve en azından değerinin düştüğü bir gerçektir.
Mahkemece, yoksulluk şartlarının halen devam ettiğinin tespit edilmiş olmasına göre, nafakanın tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak; hakkaniyete uygun arttırılması gerekmektedir. Hükmedilen nafakanın, bugüne kadar tahsil edilmemiş veya edilememiş olmasının, davacı nafaka alacaklısı aleyhinde olumsuzluk olarak değerlendirilmesi ve artırma talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.