Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/12596 E. 2012/19424 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12596
KARAR NO : 2012/19424
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; davalının davacıyı evden kovması nedeniyle aylık 500,00 TL, tedbir nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davacı tarafın ayrı yaşamada haklılığı konusunda iddiaların doğru olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, tanık beyanları duyuma dayalı olup, davacının evden ayrılmakta hatasının olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı kadın için aylık 150,00 TL tedbir nafakasının davalı tarafından davacıya ödenmesi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.TMK.nun 195.maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler. Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine Kanunda öngörülen önlemleri alır. Aynı yasanın 197.maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi bicimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.Tedbir nafakasında eslerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir (TMK.md. 186/son).
Somut olayda; tanık olarak dinlenen komşuları tarafsız beyanlarında davalının, eşi olan davacıya evden ayrılmasını gerektirir bir eylem ve davranışı bulunmadığını, aksine çok iyi davrandığını, yeğenlerine dahi bakıp gözettiğini, davacının ev işi yapmadığını, evi de davalı eşten izinsiz ve habersiz olarak terk ettiğini belirtmişler, davacı ve tanıkları ise somut olay ve tarih bildirerek ayrı yaşamada haklılığa ilişkin beyanda bulunmamıştır. Anlatılan bu olgular ile davacı ayrı yaşamakta haklı olduğunu kanıtlayamadığı halde davanın kısmen kabulü usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.