YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12894
KARAR NO : 2012/19067
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 30.000 TL ecrimisilin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, tarafların komşu parsel maliki olduklarını, davalının davacıya ait dükkanın deposunu projeye aykırı olarak aradaki duvarı kaldırarak ve kendisine ait işyerine katmak suretiyle işgal ettiğini beyan ederek, dava tarihinden geriye 5 yıllık süre için toplam 30.000 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı savunmasında, davacı ile sıhri hısım olduklarını, dava konusu yeri davacının rızası ile 7-8 ay kadar kullandığını, davacı tarafından ihtarname gönderilince de terk ettiğini, beyan etmiştir.Mahkemece, davacının davalıya taşınmazı terk etmesi için 1998 yılında bir ihtar gönderdiği, ikinci ihtarın ise 2010 yılında gönderildiği, bu zaman içinde davalının kullanımının devam ettiği ve davacının ses çıkartmadığı, bu nedenle de bu döneme ilişkin ecrimisil istenemeyeceği, ikinci ihtarın tebliğ tarihinden, taşınmazın terk edildiği tarihe kadar ecrimisile hükmedilebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 2188,50 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Ecrimisil, başkasına ait taşınmaza haklı ve hukuken geçerli bir neden olmaksızın el atan kötüniyetli işgalcinin ödemekle sorumlu olduğu tazminattır.Her ne kadar davalı davacının rızası ile taşınmazı kullandığını ifade etse de, davacı taraf, davalıya 19.12.1998 tarihinde gönderdiği ihtarname ile taşınmazın kullanımına son verilmesini istemiş olmakla artık rızaya dayalı bir kullanımın varlığının kabul edilmesi mümkün değildir. İlk ihtar tarihi olan 1998 yılından ikinci ihtar tarihi olan 2010 tarihine kadar davalının taşınmazı kullanmış olması, mahkemenin kabulünün aksine, davacının bu kullanıma zımnen muvafakat ettiği sonucunu doğurmayacaktır. Davacı 1998 yılında ihtar göndermekle, taşınmazın kullanımına razı olmadığını beyan etmiştir. Bu tarihten sonraki kullanımlar, artık rızaya dayalı değildir ve ecrimisili gerektirir.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, davalıya gönderilen ve dava konusu yerin kullanımına son verilmesine ilişkin ihtarnamenin tebliğ tarihinden, taşınmazın terk edildiği tarihe kadar ecrimisile karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.