Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/13448 E. 2012/18698 K. 13.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13448
KARAR NO : 2012/18698
KARAR TARİHİ : 13.09.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 7088,51 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; kamulaştırılan …’da kain 2444 parsel sayılı taşınmazda yer alan bina ve seraların davacıya ait olmasına rağmen, kamulaştırma işlemi sırasında ayrıca hesaplanmayarak kamulaştırma bedeli içinde değerlendirildiğini ve bu bedellerin hissedarlara ödendiğini belirterek kamulaştıma bedeline dahil edilen binalar ve sera bedellerinin hisseleri oranında davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı cevabında; davaya konu muhdesatların muris tarafından yaptırıldığı gerekçesiyle davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davaya konu taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle, hissedarlara payları oranında ödeme yapıldığı, bu ödemelere davacıya ait olan yapıların bedellerininde dahil olduğu gerekçesiyle, davalının taşınmazdaki hisse miktarı dikkate alınarak 5804,10 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 462/8.maddesine göre; vasinin vesayet altındaki kişi adına dava açıp takip edebilmesi (veya vesayeti altındaki kişiye karşı açılan davayı takip edebilmesi) için vasiye Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından izin (husumete izin) verilmiş olması gerekir. Vesayet altında bulunan davalının davada yasal temsilcisi olan vasisi tarafından temsil edilebilmesi için husumet makamından izin alınmadığı görülmektedir. Dava ehliyeti dava şartlarından olup mahkemece resen gözönünde bulundurulur. Mahkemece yapılacak iş yasal temsilciye bu dosyada davalıyı temsil edebilmek için husumete izin kararını ibraz etmek üzere mehil vermek ve karar ibraz edildiğinde yargılamaya devam ederek oluşacak sonuca göre karar vermektir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının karara bağlanmasına şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.