Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/13623 E. 2012/19213 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13623
KARAR NO : 2012/19213
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi ile sondaj kuyusunun kal’i istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ayrı ayrı maliki bulundukları taşınmazlarına açtıkları keson kuyuların, davalının kendi taşınmazında açmış olduğu sondaj kuyusu yüzünden kuruma tehlikesi içinde olduğunu, davacıların taşınmazları içinde bulunan kayısı ağaçlarını başka bir kaynaktan sulama imkanlarının bulunmadığını belirterek keson kuyularına ve bu kuyuların beslendiği su kaynaklarına davalı tarafından sondaj kuyusu vurdurmak suretiyle yapılan müdahalenin men’i ile sondaj kuyusunun kal’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;davalının resmi kurumlardan gerekli tüm işlemleri yapıp izinleri aldıktan sonra arazisinde sondaj açmaya başladığını ancak araziden su çıkmayınca 01.11.2010 tarihinde sondaj açmaktan vazgeçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece; davalı tarafından gerekli projeler çizdirilerek ve DSİ ‘den belgeler alınmak suretiyle kuyunun açılmış olduğu, davalıya ait taşınmaz üzerinde kapama kayısı bahçesinin bulunması ve sulamaya ihtiyaç göstermesi bu nedenle davalı taşınmazının da sulanmak zorunda bulunduğu, davacı taşınmazlarındaki keson kuyuların kendi parsellerini sulayacak miktar ve nitelikte olup yeter miktarda bulundukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan jeoloji mühendisinin bilirkişi raporunda; davalıya ait parselde bulunan derin sondaj kuyusunun keşifte yapılan ölçüm sırasında ağzının kapalı olduğu ve çalıştırılmadığı bu nedenle herhangi bir ölçüm yapılamadığı ve davalı tarafından açılan sondaj kuyusunun kapalı olması ve çalıştırılmaması nedeniyle davacılara ait keson kuyuları etkilemediği belirtilmiştir. Ayrıca iş bu davanın açılmasından önce davacılar tarafından … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/274 sayılı D.İş dosyası ile talep edilen ihtiyati tedbir talepli tespit dosyasında, sondaj kuyusunun tedbiren kapatılmasına karar verildiği ve bu kararın icra müdürlüğü vasıtası ile uygulandığı anlaşılmaktadır.
O halde; dava konusu edilen davalıya ait taşınmazda açılan sondaj kuyusunun keşif sırasında ağzının kapalı olup çalışmadığının tespit edilmiş olması, davalının araziden su çıkmayınca 01.11.2010 tarihinde sondaj açmaktan vazgeçtiğini belirtmiş olmasına göre, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın reddi yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.