YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13776
KARAR NO : 2012/18446
KARAR TARİHİ : 11.09.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 32.045 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın görev nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 345/1920 payı bulunan 38 parseldeki diğer hissedarlar için (…, …, … ve … için) davalı … Defterdarlığının kayyım tayin edildiğini, dava konusu tanışmaz ile ilgili olarak 01.01.2001-31.12.2010 dönemine ait 10 yıllık 32.045 TL ecrimisil talep ettiklerini, taşınmazda 9.232 m² değil, 4.000 m² kullandığını, ecrimisilin 10 yıl değil, 5 yıllık istenebileceğini belirterek 32.045 TL ecrimisil bedelinden borçlu olmadığının tespiti ile, davacının hissesi dikkate alınarak 5 yıllık ecrimisil borcunun tespitini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi vermediği gibi beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece; davanın idari işlemin iptali niteliğinde olduğundan bahisle İdari Yargının görevli olduğu belirtilerek görev nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde, 38 parsel nolu taşınmazda adresi ve varisi tespit edilemeyen …, …, … ve …’in mirasçısı Hazinenin hak ve menfaati için davalı … Defterdarının kayyım tayin edilmesi nedeniyle, işgalci kabul edilen davacı aleyhine 01.01.2001 – 31.12.2010 dönemleri için 32.045 TL ecrimisil bedelinin tahsili talep edilmiştir.Davacının talebi ise, ecrimisil bedeline ve süresine itiraz edilerek, 5 yıllık ecrimisil bedelinin tespitine yöneliktir.
Dava bu niteliği itibariyle idari işlemin iptali değil, davacının paydaş olması nedeniyle mülkiyet hakkına dayalı olarak menfi tespit davası niteliğindedir ve Adli Yargı görevlidir.6100 sayılı HMK.’nun 31.maddesi ile Hakimin davayı aydınlatma görevinin bulunduğu, aynı yasanın 30.maddesine göre de usul ekonomisi ilkesine uyulması gereklidir. Hakimin, uyuşmazlığın aydınlatılması bakımından neler yapabileceğinin hüküm altına alındığı bu madde 1086 sayılı HMUK.’nun 75/2, 3.fıkralarını karşılamaktadır. Maddi anlamda davayı sevk yetkisinin düzenlendiği görülmektedir. Mukayeseli hukuktaki gelişim sonucunda, iddianın taraflarca, muktezanın tayininin ise duruşma hakiminde olduğu açıktır.Bu bağlamda, mahkemece; davanın esasına girilerek taraflardan delilleri sorulmak suretiyle oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ve görev nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.