Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14039 E. 2012/20051 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14039
KARAR NO : 2012/20051
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 6.000,00 TL ıslah dilekçesiyle 6.173,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü – kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dava dilekçesiyle; müvekkillerinin 12 parselde 20/64 hisse sahibi olduğunu, davalı DSİ’nin dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2002-2006 yılları arası işleyecek 6.000 TL ecrimisilin dönem sonlarından işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Islah dilekçesiyle, müddeabih 6.173 TL’ye çıkartılmıştır.Davalı vekili, davacıların el atma nedeniyle tazminat aldıklarını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.10.10.2010 tarihli bilirkişi raporunda; davacıların hissesinin 20/64 oranında olduğu belirtilip hisseye düşen miktar bakımından ecrimisil hesabı yapılarak davalının 6.173 TL ecrimisilden sorumlu olduğu bildirilmiştir. Ancak; mahkemece davacıların hisseleri toplamının 31/112 oranında olduğu belirtilerek resen bu oran üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu ecrimisil hüküm altına alınmıştır. Mahkeme, gerekçesinde davacıların 31/112 oranında hissesini nasıl bulduğu konusunda bir açıklama yapmamıştır.Davacılardan Hatun Koç’un 2002 yılında vefat ettiği, iş bu davanın ise 29.11.2007 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyleyken; ölü kişi adına dava açılamayacağından, bu kişi adına açılan davanın reddine karar verilmesi ve ölü … ‘un hissesi ayrılarak diğer davacıların hissesi belirlenmek suretiyle konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak bu hesaba göre hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.