Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14232 E. 2012/21890 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14232
KARAR NO : 2012/21890
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 3.000,00 TL ecrimisilin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı … yönünden kabulü ile 3.000,00 TL ecrimisilin davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, davalı … yönünden açılan davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 3.000 TL ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda taleple bağlı kalınarak davanın davalı … yönünden kabulü ile 3.000,00 TL ecrimisilin davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, davalı … yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.Konusu para olan alacak davalarında görevli mahkeme, dava dilekçesinde istenen asıl alacağın miktarına göre belirlenir.(HUMK.2,2.madde) Ancak, alacaklı dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise, o takdirde alacağın tamamı çekişmeli demektir ve HUMK.’nun 4.maddesi gereğince mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.Bu durumda; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, tüm binanın dava tarihinden geriye dönük beş yıllık kira getirisinin davacı hissesine düşen miktarının 7.728,82 TL olduğu belirtilmiş olup; bu miktar, dava tarihi olan 22.09.2010 tarihi itibari ile Sulh Hukuk Mahkemesinin parasal görev sınırı olan 7.230 TL’nin üzerinde kaldığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, usul ve yasaya aykırı olacak şekilde görev yönü incelenmeden davanın esası ile ilgili hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.