YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14257
KARAR NO : 2012/19405
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.702,69 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava davalıya yersiz ödendiği iddia edilen aylığın tahsiline ilişkin olup, davacı vekiline 13.10.2011 tarihli celse sırasında dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre masraf ve tebligat gideri toplam 110 TL gider avansını yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine rağmen, kesin süreden sonra 28.10.2011 tarihinde gider avansı yatırıldığı gerekçe gösterilerek, HMK.nun 115.maddesinin 2.fıkrası gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.Hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.Mahkemece, her ne kadar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/g ve 120/2 ve tarife gereğince belirlenen gider avansı yatırılmak üzere davacı vekiline 13.10.2011 tarihli celsede 2 haftalık kesin süre verilmiş ise de, davacı vekili 2 haftalık kesin süreden sonra 28.10.2011 tarihinde (bir sonraki celse tarihi olan 14.02.2012 tarihinden önce) gider avansını yatırmış olup, celse talikine sebep olmamıştır.
Yasa koyucunun temel amacı, eksik kalan giderin yatırılmasını ve davaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3.maddesi hükmüne göre makul sürede sonuçlandırılmasını sağlamaktır. Somut olayda, celse talikine uğramadan gider avansı yatırılmıştır. Davanın uzamasının engellenmesi davaların ucuz, basit ve çabuk sonuçlandırılması prensibi de kabul edilerek yatırılan avansa göre, kesin sürenin amacına da ulaştığı belirlendiğinden, toplanacak delillere göre davanın sonuçlandırılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.