YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14361
KARAR NO : 2012/20805
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 15.000,00 TL (ıslahen 36.000,00 TL) alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 30.328,198 TL için kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkili davacı ile davalının 03/11/1989 tarihli harici satış sözleşmesi gereğince 1261 parsel sayılı taşınmaz içindeki dükkanın zilyetliğini davacıya devrettiğini, ancak tapusunun henüz kesinleşmemesi gerekçe gösterilerek tapusunun verilmesi konusunda isteksiz ve kötü niyetli davrandığını, daha sonra dava konusu taşınmazın istimlak edildiğini ve kamulaştırma bedelinin tümünü davalının aldığını belirterek satılan dükkanın dava tarihindeki rayiç değerinin tespiti ile faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; harici sözleşmenin tanzim şekli itibariyle geçersiz olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, dava konusu 1261 parsel sayılı taşınmazın dava tarihinde müvekkili davalıya ait olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, aksi halde yararlandığı semerelerin mahsubunu talep etmiştir.Mahkemece, denkleştirici adalet ilkesi gereğince kamulaştırma tarihindeki değeri bilirkişi vasıtasıyla 36 000 TL olarak tespit edilmiş ve sözleşme tarihinden kamulaştırma tarihine kadar davacının kullanmış olması nedeniyle belirlenen 5.671,81 TL kullanım bedeli düşülerek kalan 30.328,198 TL.nın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, geçersiz taşınmaz satış sözleşmesinin tartışıldığı 10.7.1940 tarih, 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının sonuç bölümünde; “Haricen gayrimenkul satılıp da bedeli satana ve gayrimenkul de alana teslim ve bu suretle gayrimenkul alanın intifaına terkedildiği ve ahiren bunlardan biri ferağdan veya teferruğdan imtina ettiği takdirde, muteber olmayan bu satış zımnında her iki tarafın verdiğini istirdada hakkı mevcut ve bayi aldığı parayı ve müşteri de gayrimenkulu iade vecibeleriyle mükellef bulunmuşlar ise de; bir taraf vecibesini ifa etmedikçe diğer tarafı ifayı vecibeye davet edemeyeceğine binaen, aldığı parayı iade etmeyen tarafın diğer tarafı gayrimenkulu iadeye icbar ve intifadan men edemeyeceğine…” ifadelerine yer verilmiştir. O nedenle aldığı bedel iade edilinceye kadar davacının taşınmazı elinde tutma hakkı mevcut olup, bu durumda kullanım bedeli ödemesi gerekmediğinden, satış bedelinden indirim yapılması ve kalan miktara hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, bilirkişi raporunu hazırlarken güncellemeye esas aldığı somut verileri tek tek uygulayarak ödeme tarihinden ifanın imkansız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değeri her bir dönem için hesaplamalı, sonra bunların ortalamasını almalıdır. Bu amaçla, çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle az olan alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs. ortalamaları alınmak suretiyle ulaşacağı alım gücü yukarıda açıklanan ilke ve esaslar altında ve gerektiğin de bu konuda uzman bilirkişi veya kurulundan nedenlerini açıklayıcı taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak belirlenmelidir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.