YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14413
KARAR NO : 2012/21911
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ: ( 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 39.000 Sterlin alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde;davacı ile davalı şirket arasında gayrimenkul ön satış sözleşmesi ile davalı şirketin tapuda dava dışı … adına kayıtlı taşınmazın davacıya satışının kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince davalı şirketin hesabına 39.000 Sterlin gönderilmesine rağmen, taşınmazın devrinin gerçekleştirilmediğini, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 39000 Sterlinin faiziyle tahsilini talep etmiştir.Davalı şirket vekili cevabında; davalı şirket ile davacı arasında sözleşme imzalanmadığını, sözleşmenin şirket ortağı … tarafından imzalandığını, … ‘un şirketin temsilcisi olmadığını, dolayısıyla sözleşmenin davalı şirketi bağlamayacağını, sözleşmeye göre … ‘un,… ‘ın adi belgeyle satın aldığı taşınmazın davacı adına tescilini taahhüt etiğini bu nedenlerle davacı tarafından gönderilen paranın aynı gün … ‘ın hesabına gönderildiğini bildirerek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davalı şirketi temsil yetkisi bulunmayan … ‘un imzaladığı sözleşmenin icazet verilmedikçe davalıyı bağlamayacağı,davalının hesabına yatırılan paradan sonra sözleşmeden haberdar olduğu, sözleşmeyi satıcı olarak imzalayan … ‘un talimatıyla parayı satıcı … ‘a gönderdiğini, davalının yatırılan parayı davacıya aynen iade etmeyerek sözleşme içeriğine uygun olarak hak sahiplerine aktarmakla sözleşmeye icazet verdiğini ancak davalının kötüniyetli olmadığını, iktisap edilen paranın hak sahiplerine dağıtılması olgusunun da davalı tarafından ispatlandığı gerekçeleriyle dava reddedilmiştir.
Dava sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacak davasıdır. Satıcı kısmında, … ve Ortakları Limited Şirketi adına … imzası bulunan sözleşmede, dava dışı … ‘un adi belgeyle satın aldığı taşınmazın satıcı … ve Ortakları Limited Şirketi adına … tarafından davacıya satışı düzenlenmiştir. Taraflar arasında yapılan ve tapulu taşınmazın devrini amaçlayan sözleşme BK’nun 213,743 Sayılı Medeni Kanunun 634, Noterlik Kanunun 60, Tapu Kanunun 26.maddeleri gereğince geçersizdir. Herkes aldığını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmekle yükümlüdür. Dosya kapsamına göre; davacı tarafından taşınmazın bedelinin davalı şirketin hesabına gönderildiği tartışmasızdır. Davalı şirket ise sözleşmenin kendisiyle ilgisi olmadığını ve sözleşmenin tarafı olmadığını savunmasına rağmen basiretli bir tacir gibi davranmayarak hesabına gönderilen dava konusu parayı davacının hesabına derhal göndermesi gerekirken asıl hak sahibi olduğunu düşündüğü dava dışı … ‘un hesabına gönderdiğini iddia etmiştir. Davalı şirket dava konusu parayı … ‘a göndermekle sorumluluktan kurtulamaz. Şöyle ki dava dışı … davacı ile davalı şirket adına sözleşmeyi imzalayan … arasında yapılan sözleşmenin tarafı değildir. Kural olarak her sözleşme yalnız kendi tarafları için ve hak borçlar doğurur. Ayrıca tacir olan davalının pek çok banka hareketlerinin bulunması hayatın olağan akışı gereği olduğundan … ile olan bir başka ticari ilişkisi nedeniyle de … ‘un hesabına davalı şirket tarafından para havalesinin yapılması mümkündür. Belirtilen bu olgular ışığında davacı tarafından davalı şirketin hesabına gönderilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.