YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1447
KARAR NO : 2012/6906
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.733,30 TL maddi, 1000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacı hakkında, davalı tarafından 32. İcra Müdürlüğünün 2009/14516 E. sayılı takip başlatıldığını, takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti için davacı tarafça menfi tespit davası (13.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/509 E.) açılınca, davalı banka tarafından davacı yönünden icra takibinden vazgeçildiğini belirterek, davalı tarafça davacı hakkında kötüniyetli takip başlatıldığından menfi tesbit davası için 6.685 TL Avukatlık Ücreti, 48.30 TL yargılama gideri, toplam 6.733,30 TL maddi, 1000 TL manevi tazminatın, faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında davacıya isim benzerliği nedeniyle sehven yapılan icra takibinden vazgeçtiklerini, buna bağlı olarak Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın konusuz kaldığını, davacının takibe yasal süresi içinde itiraz etmeyip menfi tespit davası açtığını, sehven yapılan işlemden menfaat elde etmek istediğini, bir zararı olmadığını, davacının icra takibindeki kredi sözleşmesi kefil “Latif Coşkun” ile aynı adı taşıdığını, menfi tespit davacı açmadan, banka ile irtibata geçebileceğini tazminat istemekte hukuki yazarı bulunmadığını, ayrıca vekalet ücretinin de Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilen kadarını zaten ödediklerini belirterek vekille müvekkil arasındaki ücretin kendilerini ilgilendirmediğinden bahisle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacının, hakkında 07.09.2009 tarihinde başlayan icra takibi 17.12.2010 tarihinde vazgeçme ile sonuçlanmadan önce 26.11.2010 tarihinde menfi tespit davası açmak zorunda kaldığı, haklarını savunabilmek için avukata vekalet verildiği, kimsenin davasını bizzat takip etmeye zorlanamayacağı, avukatına 10.02.2011 tarihinde 6.685 TL ödediği, dava miktarı olan 45.000 TL üzerinden %15, 6.750 TL akdi vekalet ücretinin tarife hükümlerine ve mahkemenin takdirine uygun kabul edildiği, Asliye Hukuk Mahkemesince taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti 2.585 TL düşülerek bulunan 4.165 TL akdi vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında talep edilebileceği belirtilmiştir.Yine mahkemece, davacı ile isim benzerliği olan kişinin TC kimlik numaralarının tamamen farklı rakamlardan oluştuğu bankanın elinde, asıl kefilden sözleşme esnasında alınan kimlik fotokopisi bulunduğu, bu kişilerin ikametgahlarının farklı şehirlerde olduğu, icra takibinde davalıya tebligat ve pekçok müzekkere talepli işlemler yapıldığı, SMS mesajlar atılarak rencide edildiği, haksız icra takibi ile vazgeçme arasında yaklaşık 1 yıl 3 ay gibi zaman geçtiği, davacının kendini savunmak için avukat tutup menfi tespit davası açmak zorunda kaldığı, bir haciz yapılmadığı kaldığı, onun için de davacının işyerine ücret için haciz müzekkeresi yazıldığı, davacının iş ve aile çevresinde rencide edildiği gerekçe gösterilerek, 500 TL manevi tazminat, 4.165 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.Somut olayda; davalı banka, taşıt kredisinde alacaklı olup, asıl borçlu dava dışı … ile müşreterek borçlu ve kefiller dava dışı …, … ve davalı ile ad benzerliği olan … hakkında 07.09.2009 tarihinde icra takibi başlatmış olup, ödeme emri davacıya …/… adresinde tebliğ edilmiştir. İcra dosyasında SGK’dan adres tespiti için 07.10.2010 tarihinde adına kayıtl araç var ise trafik kaydına haciz konulması için 13.01.2009 tarihinde, adına kayıtlı taşınmaz var ise haciz konulması için 22.02.2010 tarihinde, SGK’dan tespit edilen işyeri adresinde ücretin haczi için 12.10.2010 tarihinde, davalı vekili talepte bulunmuştur.
Davalı vekili, dosya borçlusu …’un faklı TC nosuna sahip olduğunu belirterek bu kişi hakkındaki icra takibinden 17.12.2010 tarihinde vazgeçmiştir.İcra dosyasındaki vazgeçmeden önce, davacıya birtakım taleplerde bulunulmuş 23.10.2010 tarihinde cep telefonuna borcu ödemesi için …çekilmiş bunun üzerine, davacı menfi tespit davası açmıştır. Menfi tespit davasında 10.02.2011 tarihinde icradaki vazgeçme nedeniyle konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı yararına hesap edilen vekalet ücretinin 1/2’si olan 2.585 TL’ye hükmedilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, davacının vekili ile arasındaki sözleşme davalıyı bağlamayacağından mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücreti belirlenerek, belirlenen bu miktara hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,15.03.2012 tarihinde oyçokluğu karar verildi.