Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14559 E. 2012/19517 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14559
KARAR NO : 2012/19517
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 18.600,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm Hazine adına Mal Müdürü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı hazine temsilcisi; mülkiyeti hazineye ait taşınmazın bir bölümünü davalı belediyenin davalı …’e ihale yoluyla kiraladığını iddia ederek belediyenin tahsil ettiği kira bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı belediyeden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, hak kaybına uğramamak kastıyla Kemal’ide davalı olarak gösterdiklerini beyan etmiştir.
Davalı … savunmasında; belediyenin açtığı ihaleyi kazanıp 2008 yılında dava konusu taşınmaz üzerinde iş yeri açtığını, belediyeye 6.200,00 TL ödeme yaptığını, taşınmazın hazineye ait olduğunu öğrenince de hazineye ecrimisil ödediğini bu nedenle haksız işgalci olmadığını belirtmiştir. Davalı … vekili; taşınmazın bir bölümünün davalı …’e kiralandığını ancak kira tahsilatı yapılmadığını, davacı tarafın dava değerini 18.600,00 TL olarak gösterdiğini ancak belediyenin davalı …’den tahsil ettiği kiranın bu bedelin çok altında kalması nedeniyle davanın öncelikle görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece; aleyhine sebepsiz olarak zenginleşenin Kemal olduğu, davacının davalı … tarafından davalı … başkanlığına ödenen kira bedeli üzerinde tasarruf ehliyetinin ve davada taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olup, dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasındaki ilişkidir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı, hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Davayı açabilmek için gerekli sıfat, dava konusu şey üzerinde hak sahibi olan kişiye aittir.Davacı Hazine davasını sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayandırmıştır. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden davaya konu taşınmazın Hamtoprak-Arsa-Tarla vasfıyla Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu, davalı belediyenin hiç bir hakka dayalı olmaksızın hazinenin taşınmazını davalı …’e ihale yoluyla kiraladığı ve davalı …’den bir miktar kira bedeli tahsil ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece işin esasına girilerek, taraf delilleri toplanıp sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirmelerle aleyhine sebepsiz zenginleşenin davalı … olduğu, davacı Hazine’nin bu davada taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davayı husumetten reddi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.