Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14597 E. 2012/21370 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14597
KARAR NO : 2012/21370
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 16.186,00 TL’lik alacağa vaki itirazın iptali ile tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalılardan tahsili istenilmiştir. Mahkemece …’a açılan davanın husumet nedeniyle reddi, …’ya açılan davanın 9.705 TL’lik kısmının kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dava dilekçesiyle; davalılardan …’e ait aracı adi yazılı satım sözleşmesiyle satın aldığını, araç satım sözleşmesini diğer davalı …’ın davalı …’nın vekili olarak imzaladığını ve aracın devir yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ihtimaline binaen davalı … tarafından 25.000 TL bedelli teminat senedi verildiğini, aracın haciz yoluyla elinden alındığını, aracın devrinin üzerine yapılmaması nedeniyle aracın kredi borçlarına karşılık davalı …’ya ödenen 10.068 TL , elden verilen 4.000 TL ve aracın motorlu taşıtlar vergisi ve servis bakımları için ödenen 997,53 TL olmak üzere toplam 15.065,53 TL alacak için yapılan takibe davalıların itirazlarının iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı …, araç satım sözleşmesini vekil sıfatıyla imzaladığından bahisle kendisine açılan davanın husumetten reddini istemiştir.Davalı … ise davacı tarafça kendisine elden verilen bir paranın söz konusu olmadığını, davacının kredi ödemesi olarak 8.346 TL ödeme yaptığını beyan ederek aracın davacıda kalma süresi gözetilerek araç kira bedelinin ve araçta oluşan amortisman giderleri düşülmek suretiyle hüküm kurulmasını savunmuştur.Mahkemece; davalı …’a açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi, davacı …’ya açılan davanın kısmen kabulü ile davacının 9.705 TL’nin üstündeki kredi taksidi bedelini ödediğini ispatlayamaması nedeniyle davalı … aleyhine yapılan takibin bu bedel üzerinden devamı, icra inkar tazminatı taleplerinin reddi yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin geçerliliği 2918 sayılı kanunun 20/d maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmalarına bağlıdır. Burada sözü edilen resmi şekil, sözleşmenin noterde re’sen düzenleme şeklinde yapılmasıdır. Bu şekil şartı geçerlilik şartı olup, bu şekle uygun yapılmayan sözleşmeler baştan itibaren geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler ise taraflar için hak ve borç doğurmazlar. Taraflar sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak geri isteyebilirler. (HGK, 2003/4- 676 E. ve 2003/639 K.sayılı kararında açıklandığı gibi)
Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme adi yazılı olarak yapıldığından geçersiz ise de; sözleşme gereği davalı …’ın davacıya teminat olarak verilen senedi kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davacının diğer davalı … ile arasındaki akdi ilişkiden kaynaklanan alacak borç ilişkisinde, davalı da senet imzalamak suretiyle teminat verdiğine ve davacı da, imzası inkar edilmemiş söz konusu bu senede dayanarak ve genel hükümlere göre alacağının tahsilini talep ettiğine göre, davacının ödediği bedelin iadesi için davalıya da başvurabileceğinin kabulü gerekir.O halde mahkemece bu ilkeler çerçevesinde inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.