YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14848
KARAR NO : 2012/20102
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 12.518,80 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı … Telekomünikasyon AŞ. vekili dilekçesinde; yer altı telefon kablo güzergah inşaatının kazı ruhsatı için davalı … Başkanlığına, 14.10.2004 tarihinde 8373,40 TL teminat mektubu ve 4145,40 TL irad olmak üzere toplam 12.518,80 TL para yatırılmasına rağmen davalı … tarafından ruhsat verilmemesi nedeniyle davalıya ödenen paranın ödeme tarihi olan 14.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı … cevabında; Müdürlüklerinde yapılan araştırma neticesinde kayıtlarında ruhsat çıkışı yapılmamış olmasından dolayı arşivlerinde ruhsatın bir aslı olmadığından herhangi bir işlem tesis edilemediğinin bildirildiğini, davalı belediyenin işleminin yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. …’nın 17.09.2009 havale tarihli evrakında,davacının kazı çalışması yapmak üzere Alt Yapı Koordinasyon Müdürlüğüne ruhsat başvurusunda bulunduğu, teminat ve irad bedellerini yatırdığı belirtilmiştir. Yargılama sırasında ise teminat mektubunun nakde çevrilmediği tespit edilmiştir. Türk Telekominikasyon AŞ. 26.07.2010 tarihli dilekçesinde, 12.518,80 TL paranın davalı taraftan iadesi için dava açtıklarını ancak yargılama sırasında 8373,40 TL teminat mektubunun paraya çevrilmediğinin öğrenilmesi nedeniyle teminat mektubunun paraya çevrilmesinin durdurulmasına, iadesine ayrıca iade edileceği güne kadar ki üçer devre komisyon bedellerinin aylık komisyon bedelleriyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının inşaat kazı ruhsatı için davalı …’na 4145,40 TL nakden ödediğini ruhsat verilmemesi nedeniyle davalı … tarafından alınan 4145,40 TL’nin iade edilmesi gerektiğinin sabit olduğunu, ancak talep edilen teminat mektubunun nakde çevrilmediğinin anlaşıldığı, davacının teminat mektubunun aynen iadesini talep etmemesi nedeniyle, teminat mektubu yönünden istenen asıl alacak miktarı ile dava dilekçesinde talep edilmeyen ancak bilirkişi ek raporuyla hesaplanan devre komisyon tutarı ile dava tarihine kadar işlemiş faiz yönünden hüküm kurulamayacağı kanaatine varılarak nakden ödenen irad dışındaki davacı istemlerinin reddine, nakden ödenen 4145,40 TL’ye alacağın ödendiği 14.10.2004 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda avans faizi ile tahsiline karar verilmiş, karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmişitir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı ve davalı vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 8373,40 TL teminat mektubunun yargılama sırasında paraya çevrilmediğinin öğrenilmesi üzerine davacı vekilinin 26.7.2010 tarihli dilekçesi ile 8373,40 TL teminat mektubunun paraya çevrilmesinin durdurulmasına, teminat mektubunun aynen iadesine ayrıca iade edileceği güne kadar ki üçer devre komisyon bedellerinin aylık komisyon bedelleriyle ödenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı vekilinin 26.07.2010 tarihli dilekçesi değerlendirilmeden davacının teminat mektubunun aynen iadesini talep etmediği gerekçe gösterilerek teminat mektubu yönünden istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemenin, hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında karar vermesi gerekir. O halde yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, mahkemece; davacının 26.7.2010 tarihli dilekçesi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.Dava nedensiz zenginleşmeye dayanan alacak davasıdır. Bu nedenle davalı tarafın BK. nun 101. maddesi uyarınca nakit olarak ödenen 4145,40 TL alacak yönünden 13.01.2005 tarihinde temerrüde düşürüldüğü gözetilmeden, nedensiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağa ödeme tarihi olan 14.10.2004 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.