Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/15140 E. 2012/21071 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15140
KARAR NO : 2012/21071
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, boşanma kararı ile hükmedilen 200 TL yoksulluk nafakasının 1.000 TL’ye, müşterek çocuklar … ve … için hükmedilen 100 er TL iştirak nafakasının 500’er TL’ye artırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevabında, çalışmadığını, çocukların ihtiyacını karşıladığını, miktarın fazla olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının 200 TL’den 300 TL’ye, iştirak nafakasının 100’er TL ‘den 250’şer TL’ye artırılmasına karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.Taraflar arasında görülen “Boşanma” davası sonucunda davacı kadın yararına 200 TL yoksulluk nafakasının, müşterek çocuklar için 100 er TL iştirak nafakasının hükmün kesinleştiği 13.10.2008 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmiş, bu dava ise 1 yıl sonra 26.10.2009 tarihinde açılmıştır.Sosyal, ekonomik durum araştırması sonucunda, davacı kadının ev hanımı olup, çalışmadığı, evi ve arabasının olduğu, davalının sabit çalışmadığı aylık 1.000 TL geliri olduğu ve annesi ile yaşadığı, müşterek çocukların ise ilkokula ve kreşe gittiği anlaşılmaktadır.Davada, yoksulluk (TMK.nun md.176) ve iştirak (TMK.nun md.330) nafakasının artırılması talep edilmektedir.Dosya kapsamına göre boşanma davasının sonuçlanmasından sonra tarafların sosyal ve ekonomik durumlarında önemli bir değişiklik olmadığı anlaşıldığından 1 yıl sonra açılan dava sonucunda hükmedilen nafaka miktarının (toplam 400 TL iken 800 TL’ye artırılmasının) fazla olması nedeniyle mahkemece kurulan hüküm bozmayı gerektirmiştir.Bu durumda, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın satın alma gücündeki düşüş, enflasyon ve ÜFE artış oranları, çocukların yaşları ve eğitim durumları dikkate alınarak TMK.nun 4.maddesi gereğince hakkaniyete uygun nafaka miktarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.