YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15619
KARAR NO : 2012/21903
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 15.600,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde; davalının 17.02.1997 tarihinden beri dava konusu taşınmazını işgal ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 15.600,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; “…davalı tarafından kullanılan ve keşif mahallinde yapılan gözlemlere göre, balık – deniz ürünleri ve benzeri malların satışını yapan, küçük alanlı, çok sayıda dükkanın bulunduğu balıkçı barınağı içerisinde bulunan ve davalı tarafından … Belediye Başkanlığı’ndan kiralanarak 01/02/1997 tarihinden bu yana kiracı sıfatıyla kullanılan dükkanın toplam yüzölçümünün 17,50 m² olduğu, bu dükkanın bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen, mavi renkle işaretli 10 m²’lik bölümünün 5199 parsel içerisinde, A harfi ile gösterilen, kırmızı renkle işaretli 7,50 m²’lik kısmının ise davacının paydaşı olduğu 5201 parsel içerisinde kaldığı, dosyada mevcut yapı kullanma izin belgesine göre bu dükkanın … Belediye Başkanlığı tarafından inşa edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının paydaşı olduğu 5201 parsele tecavüz davalı tarafından değil, … Belediye Başkanlığı tarafından yapılmış olup, bu belediye balıkçı barınağı içerisine inşa ettiği dükkanları aralarında davalının da bulunduğu şahıslara kiraya vermiştir. Davalı tarafın davacıya ait parsele tecavüzü söz konusu değildir. Davacının elatmanın önlenmesi veya ecrimisile yönelik bir talebi var ise bunu … Belediyesi’ne yöneltmesi gerekmektedir. Nitekim, davacının 11/03/2011 tarihli dilekçesine ekli belgelerden de … Belediye Başkanlığı’na bu yönde müracaatta bulunduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davanın reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak…” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, kötüniyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminat olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.Dosya kapsamından davacının … Cumhuriyet Başsavcılığının 2003/60870 numaralı soruşturma dosyası ile davalı hakkında toprak işgal etmek suçundan dolayı şikayette bulunduğu, davalının da 13.12.2003 tarihli ifadesi ile işgalci olmadığını, dava konusu yerin kirasını her ay belediye ye yatırdığını beyan ettiği, … Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2004 tarih 2003/60870 soruşturma no-2004/804 takipsizlik no’lu kararı ile şikayet konusu fiilin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesi ile takibat yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.Davalı vekili, davalının … 1.Balıkçı Barınağı’nda bulunan ve tümü … Belediyesi tarafından inşa edilerek, kiraya verilen dükkanlardan bir tanesini kiraladığını, davacı ile belediye arasındaki mülkiyet ihtilafından haberdar olmadığını belirterek, malik olmayan dava dışı belediye ile yaptıkları kira sözleşmesine dayanmakta ise de; bu tür sözleşmeler kural olarak sözkonusu akdin taraflarını bağlar. Davacının bu sözleşmeye sonradan muvafakat vermediği ve davalı kiracının, dava konusu yerin belediyeye değil ve fakat davacıya ait olduğunu öğrendiği tarihten itibaren iyiniyetli sayılamaz. Dolayısıyla, yukarıda anılan … Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasından anlaşıldığı üzere, davalının dava konusu yerin gerçek malikini öğrenmesi ile iyiniyetinin ortadan kalktığı kabul edilmelidir.Buna göre, tüm dosya kapsamından; davalının, davacının hissedarı bulunduğu taşınmazın bir kısmını hukuken korunacak bir hak olmaksızın kullandığı ve bu nedenle fuzuli şagil konumunda bulunan davalının ecrimisil ile sorumlu tutulması gerekir.Bu nedenle; davanın fuzuli şagil konumunda bulunan davalı aleyhine açılması doğru olup, davanın esası hakkında hüküm kurmak gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın husumet yönünden reddi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.