YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16772
KARAR NO : 2012/21824
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, boşanma davasında müşterek çocuk için hükmedilen 250 TL iştirak nafakasının yetersiz kalması nedeniyle 550 TL’ye arttırılması talep edilmiştir.Davalı, hükmedilen iştirak nafakasını düzenli olarak ödediğini, gelir düzeyinde de bir artış olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile daha evvel hükmedilen 250 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren 400 TL’ye arttırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.TMK.nun 182. maddesine göre; boşanma kararı ile velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.TMK.nun 330. maddesindeki düzenleme, nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçlerine göre belirlenir şeklindedir. TMK’nun 331.maddesi uyarınca da; durumun değişmesi halinde hakim nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırabilir.Somut olayda; davacının bekar polis memuru olup aylık gelirinin ortalama 2.385 TL olduğu, kirada oturduğu, müşterek çocuğun 2004 doğumlu olup, ilköğretim 1.sınıf öğrencisi olduğu, davalının ise evli polis memuru olarak aylık gelirinin ortalama 2.319 TL olduğu, kirada oturduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, davalının gelir-gideri ile orantısız şekilde yüksek nafakaya hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Mahkemece yapılacak iş; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktara hükmetmekten ibarettir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.