YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16858
KARAR NO : 2012/20573
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kiracılığın tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; davacının, mülkiyeti davalıya ait işyerinde uzun zamandan beri kiracı olduğunu en son olarak kira sözleşmesinin bir yıllık olarak 01.01.2008–31.12.2008 tarihleri arasındaki dönemi kapsar şekilde yenilendiğini ancak davalı idare tarafından 12.11.2008 tarihli encümen kararı ile kira sözleşmesinin 31.12.2008’de sona ereceğinden 01.01.2009 tarihinde yeniden ihale ile 3 yıllığına kiraya verilmesi yönünde karar alındığını, ancak ihaleye katılan olmadığından ihalesinin yapılmadığını davalı idare tarafından 31.03.2009 tarihli yazısıyla 2886 sayılı yasanın 75.maddesine göre davacı kiracının tahliyesinin istendiğini en son olarak da 03.07.2010 tarihinde valilikçe yıkım kararı alındığını, davalı idarenin dava konusu taşınmazı 2886 sayılı yasaya göre tahliye hakkının bulunmadığını, yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre ihale ile kiraya verilen yerlerin de (6570 sayılı kanunun 1.maddesinde öngörülen koşulları taşımaları halinde) 6570 sayılı Yasa kapsamında olacaklarının ve bunlara ilişkin kira sözleşmeleriyle ilgili olarak ancak 7.maddede tahdidi olarak sayılan nedenlerden birine dayanılmak ve tahliyeye yönelik ilam alınmak suretiyle tahliyesinin sağlanabileceğini, bu nedenle de 6570 sayılı yasanın 7.maddesinde düzenlenen tahliye nedenlerinden birine dayanmadan mahkeme kararı ile kiracı tahliye edilmeden kiracının taşınmazdan zorla çıkartılamayacağı ve tahliye edilemeyeceği ileri sürülerek 31.12.2010 tarihine kadar davacının kiracı olduğunun tesbiti ve bu nedenle çıkartılan muarazanın giderilmesi istenilmiştir.
Davalı cevabında; yapılan çeşitli ihtarlara rağmen davalının taşınmazı tahliye etmediğini, 2886 sayılı yasanın 75.maddesine göre, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle fuzuli şagil durumuna düşen davacı kiracının kiracılık sıfatının sona erdiğini bu nedenle davalı idarenin tahliye hakkının bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacının taşınmazda kiracı olduğu, davalı tarafından davacının kiracı olduğuna ilişkin itirazın bulunmadığını davacının dava açmakta hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.12.2010 tarih, 2010/13–671 E–2010/696 K.sayılı ilamında da belirtildiği gibi, 2886 sayılı Yasaya tabi taşınmaz kiralarında; 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75/3.maddesine göre; tahliyeye ilişkin koşullar ile birlikte kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı hükmü yer almaktadır.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.01.2008- 31.12.2008 tarihleri arasındaki bir yıllık süreyi kapsamaktadır. Davalı idare tarafından alınan 12.11.2008 tarihli encümen kararıyla dava dışı diğer iş yerleri ve davacının da kiralamış olduğu işyeri ile ilgili olarak kira sözleşmesinin 31.12.2008 tarihinde sona ereceğinden 01.01.2009 tarihinde yeniden ihale yapılarak 3 yıllığına kiraya verilmesi yönünde karar alınmış, ancak bu karar uygulanmamış, daha sonra dava konusu işyeri ve diğer işyerlerinin satışı kararı alınmış, 31.03.2009 tarihinde davalı tarafından gönderilen yazı ile davacının tahliyesi istenmiş, 07.05.2009 tarihinde de davacıdan ecrimisil istenmiştir.
Somut olayda, dosya içeriğine göre davalı tarafın, davacının kiracılık ilişkisine kabul ettiğine ilişkin hiçbir delil ve beyanı yoktur. Aksine ihtarnameleri ile taraflar arasında nizalar devam edegelmiştir. Bu nedenle, mahkemece davalının kiracılığa ilişkin itirazının bulunmadığı, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinde isabet yoktur. Ancak, taraflar arasındaki sözleşme 01.01.2008 ile 31.12.2008 arasındaki bir yıllık süreyi kapsamaktadır. Bu süre sonunda yukarıda bahsi geçen Hukuk Genel Kurulu Kararında da bahsedildiği gibi, 2886 sayılı Yasanın 75.maddesine göre taraflar arasındaki kira sözleşmesi sona ermiş, davacı kiracı fuzuli şagil durumuna düşmüştür. Bu yasaya (2886 sayılı) göre, davalı idare tarafından doğrudan tahliye sağlanabilir. Bu nedenlerle, kira sözleşmesinin sona ermesi ve fuzuli şagillik nedeniyle kiracılık sıfatının son bulmasından dolayı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde red kararı verilmiş olması sonuç itibariyle doğru olduğundan hükmün onanması gerekmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı ve davalı tarafın yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 2.75’er TL bakiye temyiz harcının temyiz eden taraflara yükletilmesine, 03.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.