YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17082
KARAR NO : 2012/23659
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.092,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile;… İli …İlçesindeki 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların mülkiyetinin müvekkili İdareye ait olduğunu, davalıların murisinin taşınmazları 27/04/1994 tarihinden itibaren müvekkili idarenin bilgisi haricinde ve idare ile arasında hiçbir sözleşme olmaksızın taşınmaza gecekondu ve bahçe yapmak suretiyle işgal ettiğini beyan ederek 2.092 TL işgal tazminatının işgal tarihinden işleyecek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu edilen yerdeki yapıların ve yerin 2981 sayılı Yasanın 2/a maddesi kapsamında kaldığı ve gecekondu vasfında olduğu 3194 sayılı Yasanın 18/d maddesinde kanun kapsamında kalan gecekondulara ecrimisil ve arsa kullanımı bedeli tahakkuk ettirilemeyeceği hükmü gereğince Vakıfların idaresinde olan taşınmazlar üzerinde bulunan gecekondular için ecrimisil talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Öncelikle belirtmekte yarar vardır ki, ecrimisil zilyet olmayan malikin haksız zilyetten isteyebileceği kira veya gelir esasına dayalı bir tazminat türüdür.3194 sayılı İmar Yasası’nın 18.maddesinde ise; şuyulandırma öncesinde mevcut bulunan yapılar hakkında muhdesat bedeli ödenmeksizin ecrimisil istenemeyeceği düzenlenmiştir. Ancak, bu madde hükmünün uygulanması için zemindeki yapıdan kaynaklanan elatmanın imar uygulaması sonucu oluşması gerekmektedir.
Somut olayda, 3194 sayılı Yasa’nın 18.maddesinin uygulanma alanı bulunmamaktadır. O halde; davalıların murisinin davacıya ait taşınmazların ne kadarlık kısmını işgal ettikleri tespit edilerek mahkemece belirlenen ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.