Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/1743 E. 2012/6296 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1743
KARAR NO : 2012/6296
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava ve ıslah dilekçesiyle 11.844,73 TL alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkili apartman yönetimine 31.01.2006 – 31.08.2009 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ortak gider alacağı ile kazan tamir bedeli nedeniyle borçlu bulunan davalının, bu amaçla başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı, taşınmazın kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; 18.03.2011 tarihli birikişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının takibe konu edilen dönemde bağımsız bölümlerin maliki bulunduğunun tespit edilmiş olmasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Dava konusu sitenin birden fazla parsel üzerinde yer alması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre değil 4721 sayılı TMK. nun paylı mülkiyet ile ilgili 688 ve diğer maddeleri ile yine taraflar arasında akdedilen ve sözleşme niteliğine bürünen yönetim planına ( işletme projesine) göre çözümlenmesi gerekir.Nitekim TMK. nun 689. maddesinin 1. fıkrasında “Paydaşlar, kendi aralarında oybirliğiyle anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda düzenleme yapabilirler.” hükmü yer almaktadır.Bu açıklamaların ışığında dosyada yer alan belgeler incelendiğinde; yönetim planında ortak gider borcunu zamanında ödemeyen kat malikinin gecikme zammı ödeyeceğine ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı, ancak 20.01.2008 tarihinde yapılan apartman genel kurul toplantısında ödemelerini zamanında yerine getirmeyen kat maliklerine aylık % 5 gecikme zammının uygulanacağı kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, 20.01.2008 tarihinden önce doğmuş bulunan ortak gider alacakları için davacı yönetimin gecikme zammı talep edemeyeceği açıktır.Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Kat Mülkiyeti Kanunun 20. maddesi esas alınarak 28.02.2006 – 31.03.2007 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ortak gider alacağı için gecikme tazminatı hesabının yapıldığı anlaşılmaktadır.Buna göre mahkemece; bilirkişice belirlenen ortak gider alacağı üzerinden itirazın iptali ile bu alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile gecikme zammına ilişkin itirazında iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.