YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17795
KARAR NO : 2012/23824
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar, vasiyetçi … tarafından düzenlenen ve … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/581 E.sayılı dosyası ile açılan 2.9.2004 tarihli vasiyetname ile lehlerine mal vasiyet edildiğini ileri sürerek, vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep etmiş, davacılar vekili 05.03.2012 tarihli dilekçesi ile de davanın TMK.nun 600.maddesi uyarınca vasiyete konu taşınmazların tapularının iptali ile davacılar adına tescili istemine ilişkin olduğunu bildirmiştir.
Davalı vekili; vasiyetçinin tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca vasiyetçiye hata, hile ve baskı uygulanarak vasiyetnamenin tanzim ettirildiğini savunarak; vasiyetnamenin hükümsüzlük nedeniyle iptalini, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; vasiyetnamenin açılması ile ilgili olarak … Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen 2010/581 E. sayılı dosyada mirasçılara TMK.nun 597.maddesi uyarınca henüz tebligatların yapılmadığı, bu sebeple de gerekli yasal sürelerin dolmadığı gerekçe gösterilerek usulüne uygun açılmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada, 02.09.2004 tarihli muayyen mal vasiyetinin yerine getirilmesi (tenfizi) istenilmektedir.
TMK.nun 600.maddesi; “Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur.
Bu alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya red hakkının düşmesiyle muaccel olur.Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise, bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.” hükmüne amirdir.
Buna göre, vasiyet alacaklısı, mirasçı değil; kişisel bir istem hakkı sahibidir. Bu hakkın yerine getirilmesi için; her şeyden önce TMK.nun 596. ve devamı maddeleri uyarınca vasiyetnamenin açıldığının ve iptali için yasada gösterilen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerekir.
Davaya konu vasiyetname, açılması için gönderildiği … Sulh Hukuk Mahkemesince 2010/581 Esasına kaydedilmiş ve 18.05.2010 tarihli celsede vasiyetçinin tek yasal mirasçısı olan davalıya okunmak suretiyle açılmıştır. Bu husus, davacıların da kabulünde olduğuna göre, vasiyetnamenin yerine getirilmesi için gerekli olan vasiyetnamenin açılmasına ilişkin şartın gerçekleştiği ortadadır.
Diğer taraftan, vasiyetnamenin davalıya okunduğu tarih ile iş bu dava tarihi arasında TMK.nun 559.maddesinde iptal için öngörülen süre dolduğu gibi, davalı taraf vasiyetnamenin iptaline yönelik dava açıldığını da ileri sürmemiştir.Şu durumda, mahkemece; davanın esasına girilerek taraf delillerinin usulünce toplanılıp değerlendirilmesi ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.