YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17838
KARAR NO : 2012/23110
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı lehine hükmolunan 150 TL yoksulluk nafakasının 350TL’ye artırılmasını istemiştir.Davalı, artırım isteminin fahiş olduğunu, aylık 675 TL kredi ödemesi olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur..
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
TMK’nun 175.maddesinde “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer tarafın mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.” 176/4.maddesinde de “tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”Taraflar … Aile Mahkemesi’nin 01.02.2007 tarih 2006/307E-2007/18 Karar sayılı ilamıyla boşanmışlardır. Boşanma ilamıyla kadın lehine 150 TL yoksullluk nafakası hükmolunmuştur. İş bu dava ise 10.05.2012 tarihinde açılmıştır.Yapılan sosyo-ekonomik durum araştırmasından davacı kadının ev hanımı olup çalışmadığı, ailesiyle birlikte yaşadığı, kira vermediği; davalının ise sağlık memuru olarak görev yaptığı döner sermayeyle birlikte 2060 TL maaşının olduğu, yeniden evlendiği biri 5 yaşında diğeri 9 yaşında iki kız çocuğunun, aylık 300 TL kira ödediği anlaşılmaktadır.Buna göre; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında takdir edilen miktar çok olup, TMK 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Mahkemece, endekse göre uygun bir miktarda nafaka artışına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.