YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17862
KARAR NO : 2012/21894
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.000 TL manevi, 2.000 TL. maddi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, davalının … İlçesi … Mahallesi … Bulvarında yolun ortasında bulunan logar kapaklarını açarak çalışma yaptığını, bu çalışma yapılırken açılmış olan logar kapaklarının etrafına sadece ufak bir taş koyulduğunu, başkaca işaretli veya ışıklı bir uyarı levhası konulmadığını, kendine ait mobiletle ilerlerken aniden karşıdan önüne çıkan dava dışı … yönetimindeki ticari taksiye çarptığını, ilerlediği yönde yolun tek şeride düştüğünü belirten hiç bir işaret levhası olmadığını, kaza sonucu kolunun kırıldığını ve çeşitli yerlerinden yaralandığını, … ilçesinde serbest çalıştığını ve hayatının en verimli döneminde kaza nedeniyle çalışamadığını, uzun bir süre daha çalışamayacağını, kaza nedeniyle kolunun alçıya alındığını ve bir çok ızdırap çektiğini belirterek, çekmiş olduğu acıları bir nebze hafifletmek için 10.000,00 TL manevi, çalışmadığı ve çalışamayacağı süreler göz önüne alınarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanmak kaydı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, duruşmadaki beyanında maddi tazminat talebi yönünden davadan feragat etmiştir.Mahkemece, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihi 13.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Hükmedilecek manevi tazminatın miktarının belirlenmesi hakimin taktirindedir. Ne var ki, takdire bağlılık keyfilik demek değildir. Kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakim bu hakkı Türk Medeni Kanun’unun 4. maddesinde açıklanan hakkaniyet ilkesine uygun olarak kullanmalıdır. Manevi tazminatın miktarı belirlenirken kişilik hakkına saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranı, sıfatı, işgal ettikleri makam ile diğer sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınmalı, her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşullar bulunabileceği gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde denetime elverişli biçimde ve objektif olarak gösterilmelidir.
Manevi tazminat davaları sonucunda hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu para bir ceza olmadığı gibi hükmedilecek manevi tazminatla malvarlığı zararlarının karşılanması da amaçlanmadığından tazminat miktarının, onun amacına göre belirlenmesi gerekir. Bu nedenle takdir edilecek miktar, elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Davaya konu olayda; yukarıda açıklanan olgular, yaşanan olayın özellikleri, davacının yaralanma derecesi ve ekonomik göstergeler ile özellikle davacının gelir durumu nazara alındığında takdir edilen tazminat miktarı fazladır. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar uyarınca daha düşük bir miktarda tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.