YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18168
KARAR NO : 2012/23825
KARAR TARİHİ : 19.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davacı …’nun davasının reddine, diğer davacıların davasının ise 1.785 TL’lik bölümünün kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan Perviz ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili, müvekkillerinin kat maliki olduğu apartmanın 1 nolu bağımsız bölümünde kiracı olarak bulunan davalı şirketin, ana taşınmazın ortak yeri olan bahçeyi işgal ettiğini, bu nedenle 1 nolu bağımsız bölümün önceki maliki ile davalı şirket aleyhine el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemi ile dava açıldığını, ancak eski malikin 1 nolu bağımsız bölümü davalılar … ve …’a sattığını, bu şekilde davalılar … ve …’ın satın alma tarihi olan 20.01.2009 tarihi itibariyle önceki malikin halefi ve bağımsız bölümün yeni kiraya vereni olduğunu ileri sürerek; 20.01.2009 ila davanın açıldığı 25.06.2009 tarihleri arasındaki dönem için fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalılar … ve … vekili; müvekkillerinin 1 nolu bağımsız bölümü iyi niyetli olarak satın aldıklarını, haksız işgalden haberdar olmadıklarını, durumu öğrenince müvekkillerinin derhal kiracı ile görüşerek işgalin sonlandırılmasını sağladıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.Davalı şirket ise, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; ana taşınmazın ortak yeri olan bahçenin davalı şirket tarafından işgal edildiği, kat maliki olan diğer davalıların ise Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca kiracısı olan şirketin eyleminden dolayı üçüncü kişilere karşı kusursuz sorumlu olduğu gerekçe gösterilerek; davacı … tarafından açılan davanın reddine, diğer davacılar tarafından açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Davacı kat malikleri, ana taşınmazın ortak yerlerinden olan bahçenin davalılara ait bağımsız bölümde kiracı olarak bulunan davalı şirket tarafından işgal edildiğini iddia ederek; haksız kullanım karşılığı, ecrimisil talep etmektedir.
Bilindiği gibi, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere, ecrimisil; (diğer bir deyişle işgal tazminatı) hak sahibinin kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır.
Ancak, haksız fiil benzeri olan ecrimisil davalarında ecrimisile hükmedilebilmesi için öncelikle davacı tarafın taşınmazın haksız olarak kullanıldığını ispat etmesi gerekmektedir(TMK. md.6).
Somut olayda; 1 nolu bağımsız bölümde önceki malik … ile imzaladığı sözleşmeye istinaden kiracı olarak bulunan davalı şirketin, ana taşınmazın bahçesini işgal etmesi nedeniyle, diğer kat malikleri tarafından 30.04.2007 tarihinde kat maliki …ile birlikte aleyhlerine el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemli davanın açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde 03.07.2008 tarihli ilam davanın kabulüne karar verildiği, davaya konu bağımsız bölümün ise kat maliki … tarafından 20.01.2009 tarihinde davalılar … ve …’a satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, mahkemece mahallinde yapılan keşif sırasında davalı şirketin diğer davalılara ait bağımsız bölümü tahliye etmiş olduğu belirlenmiştir.Şu durumda; kat maliki olan davacılar, davaya konu dönemde ana taşınmazın ortak yerlerinden olan bahçenin işgal edildiğini, diğer bir anlatımla işgalin dönemin tamamında devam ettiğini ispat ile yükümlüdür.Buna göre mahkemece; davacılara, işgalin süresi ile ilgili delillerini sunmaları için olanak ve süre verilmesi, tüm delillerin usulünce toplanarak değerlendirilmesi ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.