Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18259 E. 2012/23505 K. 14.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18259
KARAR NO : 2012/23505
KARAR TARİHİ : 14.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 35.958,56 TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu taşınmazlarda bulunan ağaçları ile buğday tarlasının, davalı kuruma ait enerji nakil hatlarındaki tellerin kopması ve bu elektrik tellerinden çıkan ateş ve yangın neticesinde yandığını, bu hususun tespiti amacıyla yaptırdığı tespit dosyasında alınan bilirkişi raporlarına göre, olayın meydana gelmesinde davalı kurumun tehlike sorumluluğu kapsamında tam kusurlu olduğunu ve çıkan yangın nedeniyle toplam 35.958,56 TL maddi zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 35.958,56 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zarara kendilerinin neden olmadığını, yangının kuruma ait hatlardan çıkmadığını, kusuru bulunmadığını, dayanağı olmayan davadaki istemlerin aşırı olduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 22.347,00 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, davalıya ait elektrik hattından kaynaklanan yangın nedeniyle davacı tarafa ait ağaçların yanmasından dolayı uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Borçlar Kanununun 41. maddesinde deyimini bulan zarar, mal varlığında meydana gelen bir azalmayı yani eksilmeyi ifade eder. Bu eksilme, mal varlığının zarar verici eylemin işlenmesi sonucu içine düştüğü durum ile bu eylem olmasa idi mal varlığının bulunacak olduğu durum arasındaki farktan ibarettir. Nitekim tazminatın amacı da mal varlığındaki eksilmenin giderilmesi ve onun eski duruma getirilmesinin sağlanmasıdır.
Dosyadaki belgelerden; elektrik hattından kaynaklanan yangın neticesinde olay tarihi olan 23.06.2010 günü, arazide meydana gelen zararın tespiti yönünden, davacı tarafından 22.07.2010 günü tespit istenildiği, 2010/241 Değişik İş sayılı dosyada elektrik, ziraat ve fen bilirkişi aracılığı ile keşif yapıldığı, elektrik mühendisinin raporunda; elektrik tellerinin seyiminin düşük olmasından dolayı rüzgarın etkisiyle birbirine çarparak koptuğu, ark ve kıvılcım çıkardığı, yere düşen kıvılcımların da yangına sebebiyet verdiği buna göre bu hatların bakım ve onarımından sorumlu olan davalı kurumun 6/8 kusurlu olduğu, rüzgarın etkisi ile yangının kısa sürede yayılmasından dolayı 2/8 öngörülmezlik oranı olduğununun belirtildiği, ziraat mühendisinin raporunda; çeşitli yaşta ve cinste ( söğüt, kavak, dut, incir) ağaçların tamamen yanmış olduğu, ağaçların hiçbir ekonomik değerinin kalmadığı, ağaçların yanmasından dolayı meydana gelen zararın 6/8 kusur oranına göre toplam 26.968,92 TL olduğunun bildirildiği, fen bilirkişinin de raporunda; yangın sonucu zarar gören ağaçların hutubet deresi içinde ve köy boşluğunda kaldığının tespit edildiği ayrıca mahkemece mahallinde yeniden elektrik, ziraat ve fen bilirkişi aracılığı ile keşif yapıldığı, elektrik mühendisinin tespit dosyasında alınan raporla aynı doğrultuda hazırladığı raporu dosyasına sunduğu, ziraat mühendisinin raporunda; ağaçların çoğunun yanmış olduğu, zeminde yanmış köklerin mevcut olduğu, ağaçların ekonomik değerinin kalmaması nedeniyle mevcut ağaçların ekonomik değerinin davalı kurumun kusur oranına göre toplam 24.830,71 TL olduğunun belirtildiği ve fen bilirkişinin raporunda; yangın sonucu zarar gören ağaçların hutubet deresi içinde ve köy boşluğunda kaldığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece, yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi yoluna gidilmiş ise de alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira, yangın sonucu zarar gören ağaçların hutubet deresi içinde ve köy boşluğunda kaldığının fen bilirkişisi tarafından tespit edilmiş olmasına göre, öncelikle dava konusu edilen ağaçların, (davacının maliki bulunduğu taşınmaz sınırları içinde bulunmadığı da gözetilerek) davacıya ait olup olmadığının, davacı tarafından yetiştirilip, yetiştirilmediğinin, taşınmazın davacı tarafından ihya edilip edilmediğinin araştırılması, toplanan deliller sonucu dairesinde söz konusu dere içinde ve köy boşluğunda kalan ağaçların davacı tarafa ait olduğunun tespit edilmesi durumunda ise, olay nedeniyle meydana gelen maddi zararın tespiti yönünden, Toprak Mahsulleri Ofisi, il ve ilçe tarım il müdürlükleri ve serbest piyasa verilerini gösteren bu kurumlardan alınan veri cetvellerine dayanarak dosyada mevcut olan dava konusu ağaçlara ilişkin çekilmiş fotoğraflar da dikkate alınmak suretiyle bilirkişiden yeniden denetime elverişli ve ayrıntılı rapor alınarak uğranılan zararların gerçek miktarının belirlenmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri göz ardı ederek eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporunu esas almak suretiyle yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Bundan ayrı olarak,benzer olayların genellikle hasat mevsimi olan yaz aylarının en sıcak günlerinde, şiddetli rüzgarın da etkili olduğu olağanüstü hava koşullarında meydana geldiği anlaşılmaktadır. Elektrik hatlarının bakım ve onarımının düzenli olarak yapılmaması yanında kaçak elektrik kullanımının sürekli artması nedeniyle elektrik hatlarının fazla yüklenmesi, ürün sahibi kişilerin de olası yangın olaylarına karşı gerekli önlemleri almamaları sonucu yaz aylarında bu şekilde çıkan çok sayıda yangına engel olunamadığı, davalının da kamu hizmeti gören bir kurum olduğu, yangının Haziran ayı içinde ve rüzgarlı bir günde gerçekleşmiş olduğu gözetilerek Borçlar Yasası’nın 43. maddesi uyarınca, durum ve koşulların özellikleri gözetilerek tazminat miktarından indirim yapılmalıdır.Yerel mahkemece Borçlar Yasası’nın 43. maddesi uyarınca, durum ve koşulların özellikleri gözetilerek tazminat miktarından indirim yapılmış ise de, zarara uğrayan ağaçların bulunduğu arazinin, elektrik direklerine olan yakınlığı ve diğer özellikler gözetildiğinde yapılan indirim azdır. Daha üst düzeyde indirim yapılmak üzere karar bozulmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.