YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1861
KARAR NO : 2012/6647
KARAR TARİHİ : 13.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde davalının taşınmazdan tahliyesi ile 30.283,34 TL alacakla ilgili yapılan icra takibine itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece tahliye davasının süre nedeni ile reddine; itirazın iptali davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm alacağa yönelik olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalının, kiracısı bulunduğu mecurla ilgili (2007-2008-2009 ve 2010 yıllarına ilişkin olarak) kira borcunu ödememesi nedeniyle alacağın tahsili için hakkında icra takibi başlatıldığını; takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafın edimini yerine getirmemesi yani yazılı kira sözleşmesi yapmaması nedeniyle, mecurun kullanılmadığını savunmuş; kira bedeli yönünden mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, … 4.İcra Müdürlüğünün 2010/3650 E. sayılı dosyasında davalının 18.500,00 TL asıl alacak ve 1.957,63 TL işlemiş faizine olan itirazının iptaline, takibin anılan tutarlar üzerinden devamına; asıl alacağın %40’ı olan 7.400,00 TL inkar tazminatının davalıdan alınıp davacı tarafa ödenmesine; Tahliye davasının süre nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm alacağa yönelik olarak davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Yargılama sırasında, 14/04/2011 tarihli celsede; bilirkişi raporunun davalı tarafa tebliğine karar verilmiş, 10/05/2011 tarihli celsede ise; davalı tarafa bilirkişi raporunun tebliği yönünde çıkartılan davetiye parçasının dönmediği zapta geçirilmiş bulunmaktadır. Davalı vekili, temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilip, beyanları alınmadan hüküm kurulduğunu; savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürmektedir.HMK.’nun 280.maddesinde; (HUMK.’nun 282.maddesi) “Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir.”Aynı kanunun 281/1.maddesinde de (HUMK.’nun 283.maddesi); “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.” denilmektedir.Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu davalı tarafa tebliğ edilmeden hüküm oluşturulmuştur. Bu durum savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup, usul ve yasaya aykırıdır. Eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,13/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.