Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18843 E. 2012/23506 K. 14.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18843
KARAR NO : 2012/23506
KARAR TARİHİ : 14.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 85.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Her ne kadar, davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmiş ise de, dosya içerisinde duruşma pullarının bulunmadığı anlaşılmakla duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okundu, gereği düşünüldü. Davacılar vekili dava dilekçesinde, müteveffa …’nun, olay tarihinde davalı şirketin işletmekte olduğu … Otel’de istihdam edilen diğer davalı … tarafından öldürüldüğünü, olayla ilgili olarak yapılan ceza yargılaması neticesinde davalı …’ın kasten adam öldürme suçundan ceza aldığını, müteveffa …’nun ölümü ile geriye bakmakla yükümlü olduğu eşi, çocukları, anne ve babasının kaldığını ve davacıların ileride görebilecekleri destekten yoksun kaldıklarını belirterek eşi olan davacı … için 10.000 TL manevi ve 15.000 TL maddi, oğlu … için 20.000 TL maddi, annesi olan davacı … için 10.000 TL manevi ve 10.000 TL maddi, babası olan davacı … için 10.000 TL manevi ve 10.000 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 18.04.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı … için maddi tazminat taleplerini toplam 31.097,10 TL olarak ıslah etmiştir.Davalılar, duruşmalara katılmayarak davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, davacıların murisi …’nun davalı … tarafından öldürüldüğünün … Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/22 E.-327 K. sayılı ilamından anlaşıldığı, öldürme olayı nedeniyle davacıların maddi ve manevi zarara uğradığı ve diğer davalı … Ltd. Şti’nin de istihdam eden sıfatı ile sorumlu olduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dava ehliyeti, kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci(vekil) aracılığı ile davayı takip etme ve usul işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Medeni Hakları kullanma ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir. Mümeyyiz ve ergin olup kısıtlı olmayan her gerçek kişinin tam dava ehliyeti mevcuttur. Kısıtlıların ise dava ehliyetleri bulunmayıp davalarda kanuni temsilcileri tarafından temsil olunurlar. Türk Medeni Kanunu 407.maddesinde ise “Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır” biçiminde ve aynı yasanın 14. maddesinde de “Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur” biçimindeki kanuni düzenlemeler uyarınca davalı …’nün 1 yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkum olması nedeni ile kısıtlılık halinde bulunduğu ve dava ehliyetine sahip olmadığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK 51.maddesinde “dava ehliyeti medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir” biçiminde, aynı yasanın 114. maddesinde de “(1) Dava şartları şunlardır…, dendikten sonra d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması” biçiminde yasal düzenleme mevcuttur.Dosya kapsamından; davalı …’nün, tazminat davası sona ermeden önce kesinleşen … Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/22 E.-327 K. Sayılı ilamı ile neticeten 15 yıl hapis cezasına mahkum edildiği, … Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 11.08.2010 gün ve 2010/5360 sayılı yazısından; hükümlü …’ye vasi tayin edilmesi için 04.06.2010 tarihinde yazı yazıldığı ancak hükümlü hakkındaki vasi kararının henüz kuruma gönderilmediğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Davalının ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile hapis cezasına mahkum olması halinde yasal kısıtlılık altına girmiş olacaktır. Şu durumda, davanın açıldığı gün itibari ile 1 yıldan fazla süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olması nedeni ile yasal kısıtlılık hali içinde olduğu anlaşılan davalı …’nün davada taraf olma ehliyeti bulunmadığı sonucuna varılarak, tarafların dava ve taraf ehliyetine sahip bulunması dava şartları arasında olup mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiğinden, davalı …’ye vasi tayin edilmesinin beklenmesi, vasi tayin edilmemesi halinde yasal zorunluluk gereği durumun yetkili mercilere ihbar edilerek vasi tayin ettirilmesinden sonra dava dilekçesi ve duruşma gününün vasiye tebliği ile usulüne uygun biçimde taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılama yapılması gerekirken, anılan eksiklik gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmiş bulunması doğru olmayıp, kararın bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.