YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19365
KARAR NO : 2012/23468
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.214.977.500 TL (yeni 4.214,98 TL) tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, dava konusu taşınmaz içerisinden davalı şirket tarafından 25.12.1999 tarihinden itibaren kaçak su alındığının tespit edildiğini, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/44-27 D.iş karar sayılı ilamı ile kaçak alınan suyun durdurulması için bilirkişilerce tespit yapıldığını, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/278 Esas sayılı dosyası ile 1999 ila 2001 yıllarına ilişkin yapılan tespit sonucu belirlenen miktar alacak için dava açıldığını, devam eden davada yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, taleplerinin üzerinde 134.374.500 TL (yeni 134,37 TL) fazla hesaplama yapıldığını, ayrıca raporda 30.06.2003 tarihine kadar 4.080.603.000 TL (yeni 4.080,60 TL) hesap yapıldığını, bu rapora istinaden daha önce açmış bulundukları davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğundan talepleri üzerinde tespit edilen bedel ile 2002 yılından 30.06.2003 yılına kadar tespit edilen bedel toplamı 4.214.977.500 TL’nin (yeni 4.214,98 TL) 25.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili dilekçesinde; uyuşmazlığın özünün haksız fiil sorumluluğuna ilişkin olduğunu, davacı tarafça iddia edilen zararın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıldan fazla bir sürenin geçtiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, esasa yönelik olarak ta; davaya konu suyun yüzey suyu olduğu, müvekkili firmanın 2001 senesinde yaptığı eylemin taşlık, ziraate elverişsiz ve özel mülkiyete konu olmayan bir alanda, hiçbir işe yaramadan akıp gidecek olan ve önemli ölçüde yağmur ve kar sularından oluşan suyu toplama kanalı ve kaptajla tutup yararlanmaktan ibaret olduğunu, müvekkili firmanın 2001 tarihinden itibaren dava konusu yere bir müdahalesinin bulunmadığını, dava konusu yerde yapılan ihtiyati tedbirin infazı sırasında müvekkili firma tarafından yapılan tüm ekipmanların davacı tarafça tahrip edildiğini, dava konusu bedelin 2001 tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğunu, oysa müvekkilinin bu tarihten itibaren herhangi bir kullanımının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece “…Davacı … mahkememizden 2001/278 Esas sayılı dava dosyası kapsamında görülen davada belirlenen tazminat miktarından fazla kalan miktarı talep etmiştir. Mahkememizce, mahkememize ait 2001/278 Esas sayılı dava dosyası, dosya arasına getirtilip incelendiğinde; davacıya 2.815.962,500 TL tazminata hükmedildiği, tazminat konusunun suya müdahalenin önlenmesi ve tazminat talebi olduğu, mahkememizce verilen bu kararın 28/05/2009 tarih 2009/7920-9016 sayılı Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararı ile onandığı dolayısıyla haksız müdahalenin davalı … Şirketi tarafından gerçekleştirildiğinden şüphe kalmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle dosyamız kapsamında incelenmesi gereken husus yalnızca tazminat talebine ilişkindir. 2001/278 Esas sayılı dava dosyası içerisinde bulunan 08/09/2003 tarihli bilirkişi raporunda 1999 yılından 2003 yılına kadar yapılan hesap ve tazminat incelemesinde 7.030.940.000 (7.030,95 TL) zararın hesaplandığı görülmüştür. Bu nedenle 2001/278 Esas sayılı dava dosyası kapsamında hükmedilen 2.815.962.500 TL hesaplanan tazminat miktarından mahsubu ile kalan 4.214.977,50 TL (yeni para birimimiz TL’ye çevirilerek elde edilen 4.214,978 TL) bedelin davalıdan talep edilmesinde davacının haklı olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılarak…” gerekçesi ile davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosya içerisinde bulunan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/44D.iş Esas 2001/27 D.iş Karar sayılı dosyasının incelenmesinden, yapılan tespit ve sunulan bilirkişi raporuna göre davacı hazinenin 25.12.1999 tarihinden 06.12.2001 tespit tarihine kadar olan zararının 2.815.962.500 TL (2.815,96 TL) olduğu tespit edilmiş, mahkemece davalının su çıkartma faaliyetinin durdurulması için dava konusu yerler üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, … İcra Müdürlüğünün 2002/140 Esas sayılı dosyası içerisinde bulunan 04.03.2002 tarihli ihtiyati tedbir infaz zaptının incelenmesinden; mahkeme kararı doğrultusunda, davalı borularının bağlantı yerinden kazma ile kestirilerek kaçak olarak kullanılan suyun dere yatağına akıtılması suretiyle infaz işleminin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.Yine taraflar arasındaki … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/278 esas 2004/40 karar sayılı dosyasının incelenmesinden; davacının yukarıda anılan tespit dosyasında belirlenen 2.812.962.500 TL (yeni 2.812,96 TL) nin tazmini ile davalı tarafın suya vaki müdahalesinin önlenmesini talep ettiği, mahkemece, 09.07.2003 tarihinde yapılan keşif ve hükme esas alınan 08.09.2003 tarihli bilirkişi raporunda 25.12.1999 ila 30.06.2003 tarihi arası dönem için davacı Hazinenin kaybının 7.030.940.000 TL (yeni 7.030,94 TL) olarak hesaplandığı, bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile davalı şirketin davaya konu suya müdahalesinin men’i ile talep ile bağlı kalınarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 2.815.962.500TL nin (yeni 2.815,96 TL) tespit tarihi 25.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı Hazineye verilmesine karar verildiği, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine dairemizin 28.05.2009 tarihli ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu dava dosyası içerisinde bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda; suyun davalı tarafça alınmasının üzerinden uzun bir süre geçmesi ve olay yerinde kamışların büyümüş olması nedeniyle, suyun alınışı ile ilgili ayrıntıların net olarak gözlemlenemediği belirtilmiş, davalının 04.03.2002 tarihinden sonraki döneme ilişkin dava konusu suyu kullanıp kullanmadığı yönünde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.Eldeki davada; mahkemece yapılan 09.06.2006 tarihli keşif ve sonrasında dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında, dava konusu kaynaktan ve depodan herhangi bir su akışının bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.Davacı, davalı tarafından, … Asliye Hukuk Mahkemesi 2001/278 Esas sayılı dosyasında talep ettiği dönem sonrasında da, davaya konu suyun kullanıldığı iddiasında olup bu iddiasını TMK’nun 6. maddesi gereğince ispat etmelidir.Buna göre; mahkemece, dava konusu suyun kullanımı ile ilgili olarak … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/44 D. iş Esas 2001/27 D. iş karar sayılı dosyasında yapılan 06.12.2001 tespit tarihi ile Bala İcra Müdürlüğü tarafından ihtiyati tedbirin infazının gerçekleştirildiği 04.03.2002 tarihi arasındaki dönem için hesaplanacak bedele hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak davalının savunması da dikkate alınarak, infaz işleminin gerçekleştirildiği 04.03.2002 tarihi sonrasındaki dönem içerisinde davaya konu suyun davalı tarafından kullanıp kullanmadığı hususunun tespiti açısından, davacı tarafa delillerini sunması için imkan ve süre tanınmalı, tüm deliller usulünce toplanarak değerlendirilmeli ve ortaya çıkacak sonuç dairesinde hüküm kurulması gerekirken, sadece davacı tarafın iddialarına dayanarak talep edilen tüm dönem açısından hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu İtibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.