Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/19603 E. 2012/23895 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19603
KARAR NO : 2012/23895
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacı ile davalının boşandıklarını, çocukların her biri için aylık 200 TL. iştirak nafakasına karar verildiğini beyan ederek, müvekkili olan davacı için 400 TL. yoksulluk nafakasına karar verilmesi, müşterek çocuklar için hükmolunan aylık 200 TL. nafakanın ise aylık 500’er TL’ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davacı kadının boşanma ile yoksulluğa düştüğü kabul edilerek, davacı lehine 100 TL. yoksulluk nafakasına, ancak tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında, birde çocuklar için nafaka artışına karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olacağı gerekçesi ile iştirak nafakası artış talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, davacı kadının seyyar satıcılık yaptığı, 150-200 TL. civarında gelirinin bulunduğu, davalıdan 400 TL. nafaka aldığı, davalının ise SGK’dan emekli olduğu anlaşılmış, ancak davalı hakkında yaptırılan savcılık araştırmasında, davalının adresi tespit edilemediği için ekonomik durum araştırmasının yapılamadığı bildirilmiştir.Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katkıda bulunması gerekir. Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana-baba tarafından müşterek karşılanması da ilke olarak kabul edilmiştir (TMK. 327 md.). Bu nedenledir ki, iştirak nafakasının çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana-babanın mali durumları da gözetilerek takdiri gerekir.Somut olayda, iştirak nafakası yönünden; ilk nafakaya karar verildiği tarihten dava tarihine kadar 6 yıllık bir sürenin geçtiği, bu süre zarfında müşterek çocukların ihtiyaçlarında artış olduğu düşünüldüğünde, çocukların ihtiyaçlarını asgari ölçüde karşılayacak, davalının geliri ile de orantılı olacak şekilde dava tarihinden itibaren “hakkaniyete” uygun bir nafaka artışına hükmolunması gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile istemin tümden reddedilmesi doğru görülmemiştir.Öyle ise mahkemece, davalının ekonomik ve sosyal durumunun iyi bir şekilde araştırılıp tespit edilmesinden sonra, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının ve müşterek çocukların ihtiyaçları, davalının da ödeme gücü dikkate alınarak, hakkaniyete uygun nafakalara karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.