YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20074
KARAR NO : 2012/24356
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, davalı ile aynı mevkide taşınmazlarının bulunduğunu, davalının hortum çekmek suretiyle, dava konusu suyu kendi taşınmazına akıttığını, böylelikle de suyu kullanmasına engel olduğunu beyan ederek, suya yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacının o mevkide taşınmazının bulunmadığı, kendisine ait olduğunu bildirdiği taşınmazların ise, dava dışı vakıflar adına tescil edildiği, dolayısıyla da, davacının aktif husumet ehliyeti ve dava açmada hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.Dava konusu uyuşmazlık, davalı tarafından suya yapılan müdahalenin önlenmesi talebine ilişkindir.Somut olayda, mahkemece, mahallinde keşif yapılmamış, davacının bildirilen mevkide taşınmazının olmadığı gerekçesi ile ret kararı vermiştir.
Oysa ki davacı tarafından, dava konusu su kullanılarak, tarlalarını suladığını iddia edilmektedir. Dava dilekçesinde de, bu iddiasını ispat edebilmek için; keşif ve tanık deliline dayanmıştır.Davacının, dava konusu suyun bulunduğu mevkide adına kayıtlı taşınmazının bulunmaması, davacının bu sudan istifade etmesine engel teşkil etmez.
Öyle ise mahkemece, mahallinde keşif yapılarak ve mahalli bilirkişi ve tanıklar dinlenilerek, uzman bilirkişilerden rapor alınıp, dava konusu suyun niteliğinin belirlenmesinden sonra, eğer su genel su ise, tarafların ihtiyaçlarına uygun, kadim kullanım hakları da gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre uygun bir su rejimi kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.