YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20717
KARAR NO : 2012/25170
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 9.000 TL, ıslah ile 53707,10 TL maddi tazminatın, 20.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dilekçesinde; davacıların malik oldukları evin ve içindeki eşyaların davalıların sebebiyet verdiği yangın neticesinde tamamen yandığını, yangın sırasında evde bulunan … ve …’in canlarını zorla kurtardıklarını, yangın nedeniyle evin ve içindeki eşyaların yanması sebebiyle ve davacılar … ve …’in yangın sırasında yaşadıkları korku ve panik nedeniyle, davacı … ve … için ayrı ayrı 3000 TL maddi, … ve … için ayrı ayrı 10.000 TL manevi, …, …, … ve …için ayrı ayrı 750 TL maddi olmak üzere toplam 29.000 TL tazminatın ıslah ile 73.707.10 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini dava ve talep etmiştir.Davalılar vekili cevabında, davalıların yangının çıkmasında kusurlarının olmadığını, davalı … hakkındaki davanın husumetten reddini, istenen tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, hükme esas alınan 27.3.2012 tarihli raporda yapı değerinin 37.379,10 TL olarak hesaplandığını, yapının eskiliği nazara alındığında bilirkişi tarafından takdir edilen yıpranma bedelinin yetersiz kalacağı gerekçesiyle bu değer üzerinden %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak yapı maliklerinin zararının 26.166 TL olduğu, davacı tarafın harcamadığı kira parasını talep hakkı olamayacağından kira parası talebinin reddine, davacılar … ve …’in manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 4000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Ancak eşya zararı ile porto tabir edilen yapının değeri hakkında hüküm fıkrasında karar verilmemiştir. Hüküm, davacılar ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davalı vekilinin porto değeri ve eşya zararı ile ilgili temyiz itirazları yönünden, kararın hüküm fıkrasında porto değeri ve eşya zararı ile ilgili hüküm kurulmadığı anlaşılmakla belirtilen temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının ise reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin temyizi yönünden; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.Ancak, mahkemenin, hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında karar vermesi gerekir. Buna rağmen, mahkemenin asıl veya yardımcı taleplerden biri hakkında (unutma nedeniyle) olumlu veya olumsuz hiçbir karar vermemiş olması, mümkündür. Bu halde hakkında karar verilmemiş olan talep, zımnen reddedilmiş sayılmaz. Çünkü bu talep hakkında olumlu olumsuz bir mahkeme kararı yoktur. O halde mahkemece, porto tabir edilen bina bedeli ve eşya zararı talebi hakkında hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir. Ayrıca, Borçlar Kanunun 43, 44.maddesi uyarınca mahkemece hakkaniyet indirimi yapılması sebebiyle reddine karar verilen miktar için kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına vekalet ücreti takdiri ile yapılan hakkaniyet indirimi nedeniyle yargılama giderlerinin de davacılar üzerinde bırakılması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.