Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/21048 E. 2012/25154 K. 06.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21048
KARAR NO : 2012/25154
KARAR TARİHİ : 06.12.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 44.750,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili; davacı şirketin … Köyü sınırları içerisinde, 43 parsel sayılı taşınmaz üzerinde un fabrikası işlettikleri, parselin bir kısmının tarım arazisi vasfında olduğu, 5403 Sayılı Yasanın geçici 4. maddesi uyarınca tarım arazisinden çıkartılıp çevre düzeni planında sanayi alanına çevrilmesi için … İl Tarım Müdürlüğü ve İl Özel İdaresine başvurduğu, Tarım İl Müdürlüğü’nün gerekli incelemeleri yaparak taşınmazın 16800 m² lik kısmının tarım dışı amaçla kullanılmasında herhangi bir sakınca bulunmadığı şeklinde İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü’ne çevre düzen plan değişikliği yapılmasına olur bildirdikleri, şirketin … İl Tarım Müdürlüğü’nün olumlu cevabı üzerine 16800 m² alan için Başbakanlık Hazine Müşteşarlığı hesabına 84.000,00-TL para yatırdığı, ancak sonradan 43 parselin 8950 m² sinin daha evvelden çevre düzeni planında sanayi alanında yer aldığını farketmesi üzerine, bu alan için fazladan ödenen 44.750,00-TL paranın iadesi için … İl Tarım Müdürlüğü’ne talepte bulundukları, ancak bunun mümkün olmadığı cevabını aldıklarını beyanla haksız yere tahsil edilen 44.750,00-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin b bendine göre idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türü olduğundan Yargı yolu farklılığı nedeni ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosya içeriğine göre, Tarım İl Müdürlüğü davacının talebi üzerine tarım arazisinin sanayide kullanılacak ancak sanayi alanında kalmayan kısmını ölçerken zaten tarım alanı olmayan (sanayi alanı olan) 8950,26 metrekareyi de dahil ederek hatalı bildirimde bulunmakla davacı fazla bedel ödediği savunması ile bu kısmı sebepsiz zenginleşme kuralları hükümlerine göre istemektedir.Geçerli bir nedene dayanmaksızın, bir edimin ifasıyla veya başka bir yolla, başkasının fakirleşmesi sayesinde, mal varlığının aktifinini artıran veya pasifini azaltan ya da fakirleşmekten kurtulan kimse zenginleştiği kısmı iade ile yükümlüdür (818 Sayılı BK.md.61).
Kural olarak, BK.nun 62. maddesi gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Bu madde de belirtilen yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Başka bir deyişle davacı şirketin hataya düşmeseydi, davalıya edada bulunmayacağı anlamına gelmektedir.HGK’u 5.12.1984 tarih, l982/13-387-997 ve 7.3.2012 gün, 2011/3-809-125 sayılı kararı ile herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından BK.nun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceği açıklanmıştır.Kaldı ki, davalıya yapılan ödemenin daha önce bu yolda alınmış bir idari karara dayandığı da iddia ve ispat edilmiş olmadığı gibi iptali istenen bir idari işlem de yoktur. O halde idarenin herhangi bir karar ve tasarrufuna dayanmayan işlemi nedeniyle salt hatalı ödemenin Borçlar Hukukunun haksız iktisap kuralları çerçevesinde istenebileceği gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla 6100 Sayılı HMK.un geçici 3.maddesinde düzenlenen “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2.maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmü gereğince yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.