YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2417
KARAR NO : 2012/7591
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.882.86 TL alacak yönünden itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı hakkında kaçak elektrik kullanması nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde konusunda uzman olmayan Avukat bilirkişinin raporu hükme dayanak yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı hakkında … 4.Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada konusunda uzman elektrik mühendisinden alınan raporda; tutanak tarihinden önceki 1 yıl ve sonraki 1 yıl dönemlerin günlük tüketim ortalamasına göre suç tarihinden öncesi ve sonrası tüketim miktarlarının karşılaştırması suretiyle bir fark olmadığı, sanığın (davalının) kaçak elektrik kullanmadığı, sayaçtan geçen elektriği kullandığının belirtildiği” ceza mahkemesince sanığın (davalının) üzerine atılı elektrik hırsızlığı suçunu işlemediği gerekçesiyle beraat ettiği ve beraat kararının davaya müdahil olan Bedaş Genel Müdürlüğünce temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Borçlar Kanunun 53.maddesine göre, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de,hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, bilindiği üzere hukuk usulü bir şekil hukukudur. Davanın açılması, itirazların ileri sürülmesi, tanıkların ve diğer delillerin bildirilmesi belirli süre koşullarına bağlı kılınmıştır. Bunun sonucunda hukuk hakimi şekli gerçeği arayacak, maddi gerçek öncelikli hedef olmayacaktır. Ancak ceza hakimi öncelikli hedef olarak maddi gerçeğe ulaşmaya çalışacaktır. O halde bir ceza mahkemesinin uyuşmazlık konusu olayın tespitine, diğer bir deyişle maddi olgulara ilişkin saptamasının aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin delil oluşturacağı açık olduğundan, dava konusu olayda ceza mahkemesinde üzerine atılı suçtan suçu işlemediği gerekçesiyle beraat eden sanık hakkında verilen beraat kararı hukuk hakimi yönünden kesin delil teşkil edeceğinden davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.