Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/2504 E. 2012/7964 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2504
KARAR NO : 2012/7964
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.917,92 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalının, müvekkili olan kurumda çalışan personeli olduğunu, davalıya mevzuata aykırı olarak 2006 ve 2007 yılları arasında hataen yersiz olarak fazladan 1616,19 TL makam tazminatı ödendiği ileri sürülerek bu bedelin istirdadı istenilmiştir.Davalı savunmasında zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davalı kurum tarafından 132 sayılı Türk Standartları Enstitüsü Kuruluş Kanununun 14.maddesi gereğince Türk Standartları Enstitüsü Organları yönetmeliğinin 10/F maddesinden aldığı yetki ile yönetim kurulu kararıyla davalıya makam tazminatı ödendiğini, bu işlemin yanlış idari bir tasarruf olduğunu yokluk ile mutlak butlan halini oluşturmadığını, yapılan ödemede davalının bir kusurunun bulunmadığını, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 27.01.1973 tarih 1972/6 E.-1973/2 K.sayılı kararı gereğince 60 gün içerisinde dava açılmadığını, benzer dosyaların aynı gerekçe ile verilen kararların Yargıtayca onandığı gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda mahkeme gerekçesinde bahsi geçen Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile çözümlenen husus, hatalı intibak veya hatalı terfi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınması halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteminin idare hukuku ilkelerine göre mümkün olup olmadığına ilişkindir.
Bu Yargıtay İBK.nın idare tarafından yapılan bütün ödemelere uygulanması halinde, idarenin haksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış oldukları bütün hatalı ödemelerin idare tarafından gerek ödeme yapılan kişilerden gerekse ödemeyi yapandan geri alamaması gibi bir sonuç doğuracağı ve bunun da idareyi işlemez duruma getireceği gerekçesiyle savunulamayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 5.12.1984 tarih 387/997 sayılı kararı ile kabul edilmiştir. O halde herhangi bir şart tasarrufuna dayanmayan salt hatalı ödemenin Borçlar Kanununun 61 ve devamı maddelerine göre haksız iktisap kurallarına göre her zaman istenmesi mümkündür.Somut olayda, hatalı yersiz fazladan ödeme iddiasıyla açılmış bir alacak davası sözkonusudur. Yargıtay İBK’sı, şart tasarruf(hatalı terfi ve intibak gibi) işlemlerine ilişkin olduğundan somut olayda uygulama imkanı yoktur.Tüzel kişilerde ve özellikle kamu kurumlarında bağlı olduğu yasa, tüzük ve diğer hukuk kuralları gereğince alacak davası açılması için dava açacak kimseye emir vermeye yetkili kişi veya organın yapılan hatalı ödemeyi öğrendiği tarihin zamanaşımının başlangıcı olarak kabulü icap eder (HGK.20.5.1964 gün ve 940/388).
O halde mahkemece, dava açma konusunda emir vermeye yetkili makamın kim olduğu ve bu makamın öğrenme tarihi saptanarak, davanın BK.66.maddesine göre bir yıllık süre içerisinde açılıp açılmadığı araştırılıp tespit edilmeli, şayet bir yıllık süre geçmiş ise zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmeli, zamanaşımı sözkonusu değilse davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.