Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/2710 E. 2012/7334 K. 20.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2710
KARAR NO : 2012/7334
KARAR TARİHİ : 20.03.2012

MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 17.750 TL’lik takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde,müvekkili olan davacının, davalıya ait hastanenin iç ve dış mekan resimlerinin çekimi ve kartvizit, tanıtım, reklam işlerinin yapımı konusunda anlaşıldığını, davalıya bu konuda hizmet sunulduğunu, ancak davalı tarafından hizmet bedelinin ödenmediğini, bu bedelin tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı savunmasında, takip konusu alacağa ilişkin olarak davalıdan bir hizmet alınmadığını, aralarında yazılı ya da sözlü bir anlaşma olmadığı için, davacı tarafın iddiasını ispat etmesi gerektiğini ifade etmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Uyuşmazlık BK’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmeleri taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme akdidir. Yüklenicinin edimi eseri teknik ve sanatsal ilkelere ve amaca uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin edimi de teslim olunan eserin bedelini ödemektir.Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığına ilişkindir. Davacı taraf davalı tarafa bir hizmet sunduğunu iddia etmektedir. Davalı taraf ise bu akdi ilişkiyi inkar etmektedir.Medeni Kanun madde 6 gereğince, ”Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Davacı tarafın iddiasını ispat için dayandığı deliller arasında takip konusu faturalar ve taraflar arasındaki yazışmalara ilişkin birkaç e-mail bulunmaktadır. Dosyada bunlar dışında başkaca delil bulunmamaktadır. Bu deliller de, akdi ilişkinin varlığını ispat için yeterli değildir.Öyle ise mahkemece, davacının akdi ilişkiyi ispat edemediği,davalının yararlandığı bir hizmetin bulunmadığı, akdi ilişkinin ifa edildiğine dair dosyada delil ve belgenin bulunmadığı kabul edilerek yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilemesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.