Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/2905 E. 2012/6756 K. 14.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2905
KARAR NO : 2012/6756
KARAR TARİHİ : 14.03.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5783,37 TL maddi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı, davalının 11139 m2 orman alanını işgal ederek tarlasına katmak suretiyle zarar verdiğini belirterek 5.783,37 TL ağaçlandırma giderinin tazmini isteminde bulunmuştur.Davalı ise açma yaptığı yerin beş dönüm olduğunu ve zarar miktarını kabul etmediğini beyan etmiştir.Davalı vekili ise davanın zamanaşımına uğradığını, ağaç kesilmediğini ve orman örtüsünün tahrip edilmediğini, başkaları tarafından kullanıldığını, davalının sadece bu yıl buğday ektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, ceza mahkemesinde davalının işgal suçundan dolayı mahkum olduğunu, kararın temyiz edildiğini, ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporuna göre 15-20 yıl önce taşınmazda işgal ve faydalanma yapıldığı, taşınmaz üzerindeki orman bitki örtüsüne herhangi bir zarar verilmediği, aynı zamanda yerin eski açma olup haksız eylem tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle davanın hem zamanaşımından hem de esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davanın hem esastan hem de zamanaşımından reddi doğru değildir. Davacının işgalde bulunduğunun tespit edildiği 12.07.2007 tarihinde haksız eylemi devam etmektedir. Her ne kadar işgal ve faydalanma 15-20 yıl önce gerçekleşmiş ise de davalı vekilinin cevap dilekçesinde açıkça kabul ettiği üzere 2007 yılında yere buğday ekmek suretiyle haksız eylem bu tarihte devam etmektedir. Dava 11.07.2008 tarihinde açılmış olup BK’nun 60.maddesi gereğince hem bir yıllık haksız fiil zamanaşımı hem de ceza zamanaşımı dolmamıştır.
2) 6831 sayılı Orman Yasası’nın 114. maddesinde “Her türlü orman suçları ile tahrip olunan veya yakılan sahalar için, bu Kanunda yazılı tazminattan başka ayrıca, ağaç cinsine göre cari yıl içindeki mahalli birim saha ağaçlandırma gideri esas tutularak ağaçlandırma masrafına da hükmolunur.” denilmektedir.Davaya konu orman vasfında olduğu tespit edilen yeri davalının tarla haline getirdiği ve buğday ekerek işgal ve faydalanmanın sürdüğü bu şekilde doğal orman örtüsünün oluşumunu engellediği sabittir.Dosya içeriğine ve yerel mahkemenin kabulüne göre ormanda işgal ve faydalanma yapmış olan davalının eylemi 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 93. maddesine uyan orman suçunu oluşturduğu orman alanının olağan halinin bozulduğu ve bu halde her türlü orman suçunda tahrip edilen sahanın ağaçlandırma giderine hükmedileceğini açıklayan Orman Kanunun 114. maddesine göre ağaçlandırma giderine hükmedilmesi gerektiği halde yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.