YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3084
KARAR NO : 2012/6724
KARAR TARİHİ : 13.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kiracılık sıfatının tespitine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; İ…’de 18 pafta 4150 parselde kayıtlı B-2 Blok 11-A nolu dükkanın daha önceden İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin bu yerde 1987 yılından beri İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kiracısı bulunduğunu, bu taşınmazın 07.12.2007 tarihinde trampa yolu ile Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edildiğini ancak Vakıflar İdaresince, 24.11.2008 tarihinde müvekkilinin işgalci olduğundan bahisle 2886 sayılı Yasanın 75.maddesi gereğince tahliye emri gönderildiğini; müvekkilinin bu yerde işgalci değil kiracı olarak oturduğunu ileri sürerek kiracılığın tesbiti ve muarazanın giderilmesi istenmiştir.
Davalı vekili cevabında; dava konusu yerin daha önce … Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait iken 07.12.2007 tarihinde trampa suretiyle müvekkili İdare adına tescil edildiğini, davalının burada oto tamir işi yaptığını ve işgalci olduğunu bu nedenle de 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 5737 sayılı Vakıflar Kanununun Değiştirilen Hükümleri başlıklı 79.madde c fıkrası ve 2886 sayılı Yasanın 75.maddesi gereği … İlçesi Mülki İdare Amirliği (… Kaymakamlığı) aracılığı ile tahliye emri gönderildiğini, davacının işgalci olması nedeniyle tahliye şartlarının oluştuğu ileri sürülerek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davacı ile davalı İdare arasında yazılı yada sözlü kira sözleşmesi bulunmadığını böylece davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Verilen bu karar Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 21.6.2010 tarih ve 8960-11048 sayılı ilamı ile ve “Davalı … İdaresi husumet ehliyetine sahip olup, mahkemece, davanın esası hakkında değerlendirme yapılarak sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davalının husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile bozulmuş ve mahkemece bu bozmaya uyulup, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.5737 sayılı Vakıflar Kanununun 79.maddesinin c bendinde, 8.9.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75.maddesinin 1.fıkrasına “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm tasarrufu altında bulunan taşınmaz” ibaresinden sonra gelmek üzere “malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz” ibaresi eklenmiştir. 13.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanununun 15.maddesi ile 2886 sayılı Devlet İhale kanununun 75.maddesinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Davalı İdare, dava konusu taşınmazı trampa suretiyle önceki maliki …Büyükşehir Belediyesince kendisine 07.12.2007 tarihinde intikalinden sonra 5737 ve 2886 sayılı yasa gereği davacının taşınmazda işgalci olduğundan bahisle davacıya tahliye emri göndermiştir. Bunun üzerine davalı idareye karşı eldeki dava açılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, daha önceki yıllarda önceki malik Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından davacı aleyhine açılan ecrimisil davaları kabul ile sonuçlanmış, davacı halen ecrimisil ödeyerek taşınmazı kullanmaktadır. Dosyaya dava konusu taşınmaza ilişkin kira sözleşmesi de sunulamadığına göre, artık davacının kiracılık sıfatından bahsedilmesi mümkün değildir.Öyle ise mahkemece, bu ilkeler ve esaslar gözetilerek yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.