Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/3442 E. 2012/7999 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3442
KARAR NO : 2012/7999
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 7.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüyle toplam 11.085,92 TL ecrimisilin davalıdan tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; davacıların maliki oldukları 420 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 2001 yılından beri davalının işgalinde bulunduğu, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1210 E-2010/378 K. sayılı ilamı ile davalının taşınmaza müdahalesinin men-ine ve 2001-2002-2003 yılları için hesabedilen ecrimisilin tahsiline karar verilmesine rağmen davalının işgalini devam ettirdiği ileri sürülerek, bu davada da fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 2004 yılı ile 2010 yılları arası için toplam 7.000 TL ecrimisilin hasat sonu itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüyle toplam 11.085,92 TL ecrimisilin her yılın hasat sonundan itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.Ancak, dava ilk önce Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 2004 yılı dahil 2010 yılı sonuna kadar toplam 11.085 TL kira getireceğinin tesbit edilmesi ve davacı vekilinin de dava dilekçesinde saklı tutulan hakkın 4.085,92 TL olduğunu açıklaması üzerine görevsizlik kararı verilmiş dosya görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Mahkemece de yukarıda açıklandığı şekilde karar verilmiştir.Ancak, davalı vekilinin Sulh Hukuk Mahkemesinde ilk celseden önce verdiği 07.09.2010 tarihli dilekçesinde 2004 ve 2005 yıllarına ilişkin ecrimisil talebi bakımından zamanaşımı itirazında bulunmasına rağmen bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmadığı gibi, saklı tutulan 4.085,92 TL bakımından harçlandırılarak yapılan herhangi bir ıslah talebi de bulunmadığı halde toplam 11.085,92 TL ecrimisilin tahsili yönünden hüküm tesisi doğru değildir.Ayrıca; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 389.maddesi uyarınca hükmün infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde açık ve net olması gerekmektedir. Bu nedenle faiz başlangıcının tesbiti bakımından hasat sonunun hangi ay sonu olduğunun tesbit edilerek hükümde belirtilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi tereddüte yol açacak nitelikte olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.