YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3532
KARAR NO : 2012/7929
KARAR TARİHİ : 26.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.564,09 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; sağlık güvencesi bulunmayan hastaların, müvekkili üniversitenin Tıp Fakültesi Biyokimya Merkezi Laboratuarında tetkik ve tahlillerinin yapıldığını, ancak kayıt görevlisi olan davalı …’ın bu hastaların kayıtlarını Laboratuar İşletim Sisteminden (LİS) sildiğini, tetkik ve tahlil bedellerini ise sosyal güvencesi bulunan diğer hastalar üzerinden fatura etmek suretiyle kamu zararının oluşmasına sebebiyet verdiğini, Klinik Biyokimya Merkez Laboratuarı sorumlusu olan diğer davalı …’ın ise kamu zararının oluşmaması için gerekli tedbirleri almadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 6.564,09 TL kamu zararının 20.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı …; LİS’e kayıt yapma ve kayıt silme yetkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.Davalı … vekili; laboratuarda yılda dört milyonun üzerinde tetkik yapıldığını, ücretsiz hasta kabulü, muayene ve tedavisinin ise kanunlar çerçevesinde yürütüldüğünü, iddia edildiği gibi ücret alınmaması durumunda müvekkilinin döner sermaye gelirinin azalacağını, benzer iddialar nedeni ile müvekkili aleyhine açılan davanın ise reddedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin 5. maddesi ile ilgili mevzuat ve emsal niteliğinde kabul edilen dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına içeriğine göre davalıların sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, hastane işletim sisteminde (HİS) kayıtları bulunmasına rağmen, laboratuar işletim sisteminde (LİS) kayıtları (silinmesi nedeniyle ) bulunmayan ücretli hastaların tahlil ve tetkik bedellerinin, sosyal güvencesi bulunan hastalar üzerinden dava dışı SGK. na fatura edilmesi nedeniyle oluşan kurum zararının tahsili isteminden ibarettir.
Kamu zararının tazmini, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71. maddesi ile bu kanun uyarınca çıkarılan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10 ve 11. maddeleri uyarınca alacaklı (zarara uğrayan) kamu idaresince istenebilecektir.Şu durumda öncelikle, davacı üniversitenin bu davada taraf sıfatının (aktif husumet ehliyetinin) bulunup bulunmadığının, yani fatura edilmiş bulunan tetkik ve tahlil bedellerinin davacı üniversite tarafından tahsil edilip edilmediğinin araştırılması gerekmektedir. Şayet, tetkik ve tahlil bedelleri davacı üniversite tarafından dava dışı SGK. dan dan tahsil edilmiş ise dava hakkı ödeyen kuruma ait olacağından, davanın “aktif husumet ehliyeti” yokluğu nedeniyle reddi gerekir. Ancak, aksi durumun saptanması veya SGK. nun yapmış olduğu ödemeyi davacı üniversiteye rücu etmiş olması hali bu kuralın istisnasıdır. Mahkemece, davacının dava hakkının bulunduğunun saptanması halinde ise;Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin 5. maddesi hükmüne göre; “yoksul olduğunu belgeleyen hastalar ile kurum baştabipliğince ücret ödemesi mümkün görülmeyen fakir hastalar ile eğitim hastanelerinde bilimsel araştırma ve eğitim ve öğretim gibi nedenler ile yatmasında fayda görülen hastalar ücretsiz tedavi olurlar.”Mahkemenin kurum zararının tazmini davasının reddi gerekçesinde, anılan yasal düzenlemeye dayanılarak tetkik ve tahlil bedellerinin ödenmemesini bu yönetmelik kapsamında (Gratis) olarak kabul etmiştir.Ancak, davada ücretli olarak tetkik ve tahlilleri yapılması gereken hastalardan ücret alınmasının engellendiği ve bu ücretin başka kişiler üzerinden SGK.na fatura edildiği ileri sürülmekte olup, anılan yönetmeliğin (ve gerekçenin) uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmadığı açıktır. Diğer taraftan davalılar hakkında açıklanan eylemleri nedeniyle … 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/299 sayılı dava dosyasında “görevi kötüye kullanma” suçu nedeniyle yapılan yargılamanın devam ettiği ileri sürülmüştür. Ceza Kanunlarının suç olarak nitelendirdiği eylemler aynı zamanda birer haksız eylemdir. Ceza yargılaması sonucunda davalıların eylemlerinin sabit olduğu anlaşılır ise ve bu haksız eylem nedeniyle davacının zararının karşılanması gerekir.
Hal böyle olunca mahkemece, öncelikle davacının dava hakkı bulunup bulunmadığı araştırılması, dava hakkının varlığının kabulü halinde de ceza davasının sonucunun beklenilmesi ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.