YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3555
KARAR NO : 2012/7942
KARAR TARİHİ : 26.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kiracılığın tesbiti ile muarazanın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın yargı yolu bakımından reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, müvekkilinin davalı idareye ait taşınmazı bir yıl süre ile kiraladığını, ancak davalı idarenin taşınmazın yatırım programına alındığından bahisle henüz süre dolmadan kiralananın tahliye edilmesini istediğini ileri sürerek; kiracılığın tespiti ile davalı tarafça çıkarılan muarazanın giderilmesini talep etmiştir.Mahkemece; dava dilekçesi içeriği ile dilekçe ekindeki Vakıflar Genel Müdürlüğünce gönderilen yazıda söz konusu taşınmazın yatırım programına alındığının ifade edildiğini, ayrıca sunulan kira sözleşmesinin 19.maddesinde 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 21.maddesi uyarınca uyuşmazlık halinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerinin uygulanacağının kararlaştırıldığını, Danıştay 10.Dairesinin 2000/5237 E 2003/317 K ve Danıştay 1.Dairesinin 1997/110 E 1997/196 K sayılı içtihatları ile bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlığın çözümünde idari yargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesi ile tensiben mahkemenin görevsizliğine, davacının İstanbul Nöbetçi İdare mahkemesine başvurmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş olan 11.04.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi gereği taşınmazın 2886 sayılı yasaya göre kiraya verildiği; sözleşmenin 19. maddesinde idarenin sözleşmenin devamını uygun görmediği durumda 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 20. maddesine göre bir ay önceden bildirilmek kaydıyla kira süresi sonunda kiralananın tahliye edileceği, kiracının rızası ile kiralananı tahliye etmemesi halinde 2886 sayılı kanunun 75. maddesinin uygulanacağına dair hüküm bulunduğu, davalı kiralayan idare tarafından davacıya gönderilen 28.09.2011 günlü yazı ile taşınmazın tamamı yatırım programına alındığından kira sözleşmesinin 2012 yılı için yenilenmeyeceğinin bildirilerek, kiralananın 31.12.2011 tarihi itibariyle boş olarak teslim edilmesinin istenildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Bilindiği üzere, 2886 sayılı Devlet ihale Kanununun 1. maddesi, “Genel bütçeye dâhil dairelerle, katma bütçeli idarelerin, Özel idare ve Belediyelerin alım, satım, hizmet yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri aynı hak tesisi ve taşıma işleri bu kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür.” hükmünü taşımaktadır.
Aynı kanunun 75. maddesinde ise; Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz mallara ilişkin kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde işgal edilen taşınmaz malın idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülki amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edileceği, belirtilmiştir.Davalı idare, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu uyarınca özel bütçeye tabi idarelerdendir. Bu itibarla, kiralananın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre ihale sonucu kiralanması ve sözleşmede tahliyeyi düzenleyen 19. maddede 2886 sayılı kanunun 75. maddesinin uygulanacağının kararlaştırılmış olması (kaldı ki bu hüküm sözleşmede kararlaştırılmamış olsa bile yasal düzenleme nedeniyle 2886 sayılı kanunun 75. maddesi uygulanacaktır), kira akdinden doğan davalarda genel ve temel kanun olan 818 sayılı Borçlar Kanununun uygulanmasına, dolayısıyla davanın adli yargıda görülmesine engel teşkil etmemektedir.
Diğer taraftan, sözleşmenin ilk sayfasında “Not: Söz konusu taşınmaz yatırım programına alınmış, yatırım ihalesinin kesinleşme tebliğinden 15 gün sonra tahliye edilmesi şartıyla” ifadesi yer almaktadır. Şu durumda; davacıya gönderilmiş olan tahliyeye ilişkin yazının, sözleşmenin bu hükmü doğrultusunda düzenlenmiş olduğu, diğer bir anlatımla ortada idari yargı denetimine tabi idari bir işlemin bulunmadığı da anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca; mahkemece, işin esasına girilip ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hukuki nitelendirmede hataya düşülerek yargı yolu yönünden görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.