YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3580
KARAR NO : 2012/7515
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.393,00 TL’nin tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalıya ait tarlaların hasadını davacının kendisine ait biçer-döver ile yaptığını, buradan doğan borca ilişkin düzenlenen 2.393,00 TL fatura bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine davalı hakkında icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.Davalı cevabında, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı tarafından takip dayanağı yapılan 2.393,00 TL bedelli faturada davalının imzasının bulunmadığı, davacı tarafından tek taraflı düzenlenmiş makbuz olduğu bu nedenle davalarının haklı olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Kural olarak, iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur (MK.mad.6). Davalı, davacı tarafından düzenlenen faturaya konu hizmetin yerine getirildiğine ilişkin iddiayı reddetmekte olup, taraflar arasındaki alışveriş ilişkisini davacının HUMK.nun 288/l maddesi uyarınca yazılı belge ile kanıtlamalıdır. İddiasını başka delillerle ispat edemeyen davacının, davalıya yemin teklif etmesi gerekir. Bilindiği gibi, davanın çözümlenmesine etkisi olan bir vakıanın ispatı için, ispat yükü kendisine düşen tarafın diğer tarafa teklif ettiği yemine, taraf yemini veya kesin yemin denir (HUMK m.344). Hakim tarafından re’sen teklif edilen yemin (HUMK m.355-362) karşıtı olarak kullanılan taraf yemininde, yemin teklifini taraflardan biri diğerine yapmaktadır. Bu cümleden olarak, yemin teklifini, ispat yükü kendisine düştüğü halde iddiasını veya savunmasını başka delillerle ispat edememiş taraf yapar. Bu halde, ilk önce diğer delillerin incelenmesi ve bunlar ile iddia veya savunma ispat edilememişse ancak bu takdirde yemin deliline başvurulması gerektiği kuşkusuzdur. Eş söyleyişle, diğer delilleri ile birlikte yemin delilini de bildirmiş olan taraf, diğer delillerle iddia veya savunmasını ispat edemezse, o zaman kendisine yemin teklifi hakkı kullandırılmalıdır. Kuşkusuz, kesin delil niteliğinde bulunan yemin deliline dayanan taraf, bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan o taraf aleyhine karar verilemez. Somut olayda, takip ve dava konusu faturaya konu hizmetin yerine getirildiğini savunan davacı, bu savunmasını belgeyle usulen ispat edemediğine ve dava dilekçesinde “sair deliller” demek suretiyle HUMK 344 ve devamı maddelerinde düzenlenen yemin deliline de dayandığının anlaşılmasına göre, davacının davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.