Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/3621 E. 2012/7528 K. 22.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3621
KARAR NO : 2012/7528
KARAR TARİHİ : 22.03.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.800 TL’nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, olay tarihi olan 31.10.2009 tarihinde davalı belediyeye ait kaplıca tesislerine gittiğini, Belediye’ye ait kaplıcanın emanet kutusuna eşyalarını koyup anahtarla kilitlemesine rağmen geri geldiğinde eşyalarını koyduğu emanet kutusunun kapağının açık olup içindeki cüzdanlarının olmadığını farkettiğini, bunun üzerine cüzdan içerisinde bulunan kartlarını iptal ettirmek için ilgili bankaları aradığında banka hesaplarından toplam 1.800 TL para çekme işleminin yapıldığını öğrendiğini, meydana gelen olaydan davalının sorumlu olduğunu belirterek davalının kusuru sonucu oluşan 1.800 TL maddi zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dilekçesinde, olayda davalı Belediye’ye yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, husumetin bankalara tevdi edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, meydana gelen banka kartlarından çekilen paradan dolayı zarardan davalının sorumlu olmadığı bu nedenle husumet ehliyeti bulunmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Davaya konu edilen olayda davacı, davalı belediyeye ait kaplıcanın emanet kutusuna koyduğu cüzdanlarının çalınmış olması ve cüzdanı içerisinde bulunan banka kartlarından bilgisi dışında toplam 1.800 TL para çekme işleminin yapılmış olması nedeniyle uğradığı zararını istemektedir.Sorumluluk hukukunun genel kuralı gereğince, bir kimsenin haksız eylem nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için, öncelikle hukuka aykırı bir eylemin bulunması, bir zararın meydana gelmesi, zararın meydana gelmesinde kusurun bulunması ve haksız eylemle zarar arasında da uygun illiyet bağının olması gerekir.Davacı iddiasında, meydana gelen olayın, davalı Belediye’ye ait tesisin üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirmemesinden ve görevli personelin ihmalinden kaynaklandığını bu yüzden davalının kusurlu olduğunu ileri sürmüştür. Dava konusu olayın, davalı Belediye’nin işlettiği … Belediyesi kaplıca tesislerinde meydana geldiği tartışmasızdır. Hal böyle olunca, Belediye’nin işleten sıfatına sahip olmasına göre bu tesiste meydana gelen olayda öncelikle, davalının işletmeci sıfatı ile zararın meydana gelmesinde kusurlarının olup olmadığı konusu irdelenmelidir. O halde mahkemece yapılacak iş, somut olayın özelliği oluş biçimi de gözetilerek davalının kusuru araştırılarak varılacak sonuca göre karar vermektir. Bu yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.