Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/388 E. 2012/5409 K. 01.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/388
KARAR NO : 2012/5409
KARAR TARİHİ : 01.03.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.800,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu Anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkili ile davalı borçlu şirket arasında düzenlenen 01/02/2008 tarihli sözleşme ile taraflar arasında serbest muhasebecilik mali müşavirlik ilişkisi kurulduğunu, sözleşme gereğince müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olmasına rağmen davalının haksız bir şekilde taraflar arasında ki sözleşmeyi feshetmiş olduğunu, taraflar arasında ki sözleşmenin 5.maddesi gereğince sözleşmenin sona erdiği tarih olan 31/12/2008 tarihine kadar olan ücret alacağı 4.800,00.-TL haksız fesih tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; 11 aylık süre için düzenlendiğinden geçersiz olduğunu, KDV ve muhtasar vergi tahakkuklarının makul süre de bildirilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin ödeme yapmada zorlandığını, Haziran ayı başına gelinmiş olmasına ve 1-3/2008 dönemi geçici vergi tahakkuku da alınmış olmasına rağmen Ocak 2008 evrak ve kayıtları hakkında müvekkili şirkete hiçbir bilgi verilmediğini, 3 aylık dönem sonu ile ilgili olarak Bankaya verilmek üzere mizan alınmadığını, 1.dönem gelir ve gider evraklarının işlenmediğini, Banka hesapları ile faiz giderlerinin kayıtlara hiç alınmadığını, birinci ay işlenmeden geçici vergi beyannamesi hazırlandığını, birinci ayın sorumluluğunun üstlenilmemesi ile müvekkili şirketin ortada bırakıldığını, 2, 3, 4.aylar genel durumunun bildirilmediğini, müvekkili şirkete ayda bir kez gelindiğini ve diğer benzer sebeplerle sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshinin haklı olduğunu, kötüniyetli olarak dönem sonuna kadar olan ücreti talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca faiz taleplerinin de yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece, davacının birinci dönem geçici vergi beyannamesinin verilmesinde hatalı bulunduğu, diğer iddiaların yerinde olmadığı ve fakat hatalı beyanname söz konusu olsa da bu yönde davalı şirketin herhangi bir zararının söz konusu olmadığı, zarar doğurmayan bu beyannameden sonra ki işlemlerin mevzuat çerçevesinde olduğu gözetildiğinde, sözleşmeyi fesh etmenin haklı sebebe dayanmadığı kanaatine varılmış olunmakla davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosya içeriğinden; taraflar arasında davalı şirketin muhasebe işlerini yapmak üzere 1.2.2008 tarihinde 31.12.2008 tarihine kadar geçerli olmak üzere mali müşavirlik ilişkisi kurulduğu, davalı şirketin 3 ay sonra sözleşmeyi feshettiği, davacının görev yaptığı süre içerisinde yapması gereken 1.3.2008 dönemi ayrıntılı mizanı hazırlamadığı, 1. dönem geçici vergi beyannamesini hatalı verdiği, yevmiye defteri ve defteri kebiri işlemediği anlaşılmaktadır.Defterlere işlenmeyen kayıtları bilgisayar ortamında tuttuğu, hatalı beyanname nedeniyle davalıya vergi cezası verilmediğinden eksik işlerin bu nedenle sonuca etkili olmadığı kabul edilerek fesih haksız kabul edilmiştir.Oysa davalının, davacının düzenlediği hatalı beyanname nedeniyle şimdilik ceza almamış olmasının feshi tamamen haksız kılmayacağı, yukarıda belirtilen ve bir kısmı mahkeme gerekçesinde de kabul edilen eksik işler davacının sözleşme uyarınca yapması gereken işler olup, kendi edimini tam olarak yerine getirmeyen davacının fesih nedeniyle (çalışmadığı) kalan aylara ait ücreti sözleşmeye dayanarak tam olarak istemesi, kararlaştırılmış cezai şart olmasına rağmen mahkemece BK.nun 158. maddesi uyarınca indirim yapılmaması doğru görülmemiştir.Ayrıca, iş ticari nitelikte olmadığı, sözleşmede açık kararlaştırma da bulunmadığı halde, alacağa kısa vadeli avans faizi uygulanması da doğru değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.