Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/3884 E. 2012/7909 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3884
KARAR NO : 2012/7909
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5.000.00 TL manevi tazminatın 26.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü-kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dava dilekçesiyle; davalı oğlunun kendisine hitaben “çıkın gidin buradan, hepinizi öldürürüm, burayı hepinize mezar ederim, kurtulamazsınız benden” demek suretiyle kendisini tehdit ettiğini, tehdit nedeniyle hayatından endişe ettiğini beyan ederek 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faiziyle davalı taraftan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, dava kısmen kabul edilerek 3.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsili yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava konusu uyuşmazlık tehdit nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece dinlenen davacı tanıkları tehdit olayını bizzat duymadıklarını beyan etmişlerdir.Ceza hakimin saptadığı maddi olaylar ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı ve davalı tarafından işlenmiş olup olmadığı, hukuk hakimini bağlar (BK. nun 53. md).Dosya kapsamından … Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/248 Esas sayılı dava dosyası ile davalı hakkında tehdit suçunu işlediğinden bahisle ceza davası açıldığı, davanın mahkûmiyetle sonuçlandığı ancak temyiz aşamasında olup henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Davalının beyanlarının belli bir olaya bağlandığı ve ceza yargılaması sonucunda ki maddi karşılığın neticesinin beklenilmesi uygun olacaktır. (HGK.24.10.2007 gün ve 4-784 Esas-767 Karar)
Hal böyle olunca; mahkemece, ceza davasının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.